”Okumadan geçemediğim için okuyorum, sıkılsam da okuyorum. Düşünmek için okuyorum, hayran olmak için okuyorum, eğlenmek için okuyorum. Okuyup yoruluyorum. Dinlenmek için de gene okuyorum.”
Tatminsizlik, boşluk hissi, anlam kaybı, sahte duygular, narsizim, haset, manipülasyon, onaylanma arzusu, fomo… Günümüz sorunlarını veya hastalıklarını Boşluğun Cehennemi öyküsüyle örneklendirerek anlatan bir kitap. Adalet hanım ve oğlu Baran örneğiyle narsizim anlatılırken gelin olan Ece karakteri ile de manipüle edilmek anlatılıyor. Günümüz insanının böyle kitapları okumaya ama daha çok uygulamaya ihtiyacı var.
Sürekli gülümsemek zorunda değilsiniz. Herkese evet demek zorunda değilsiniz. Herkesi eğlendirmek zorunda değilsiniz. Herkese iyi gelmek zorunda değilsiniz. Siz bir vitamin değilsiniz. Göreviniz başkalarına enerji vermek, mutluluk aşılamak, iyi gelmek olamaz.. Bir topluluğun parçası olabilmek için size ödetilen bedel toksik pozitifçilikse, yanlış topluluğa talip olduğunuzu düşünebilirsiniz mesela.