”Okumadan geçemediğim için okuyorum, sıkılsam da okuyorum. Düşünmek için okuyorum, hayran olmak için okuyorum, eğlenmek için okuyorum. Okuyup yoruluyorum. Dinlenmek için de gene okuyorum.”
Ciddi bir hastalığı olanlar ya da ölüm acısı yaşayanlar gibi büyük travma geçirmiş kişilere değil de sıradan, rutin hayatlarında mutluluğu arayanlara yönelik yazılmış kitabı okuduğumda lisedeydim. Oturma odasında mutlulukla bitirdiğimi hatırlıyorum. Ablam içeri girip beni öyle görünce ne oldu diye sorup durmuştu. Dertlerim olmadığı için şükrettiğim, fazla olan kıyafet ve eşyalarını ihtiyaç sahiplerine verip de rahatlayan karı-kocanın mutluluğunu ciddi bir empatiyle hissettiğim bu kitabı bir kez daha okusam aynı tesiri yapar mı? Keşke yapsa….
Kitap bayağı eski olduğu için günümüz kişisel gelişim kitaplarında yer alan sosyal medya, internet gibi konular bulunmuyor. Ben yıllar önce okumuştum. O zaman ilgimi çekmişti çünkü ilk kişisel gelişim kitaplarımdan biriydi.
Kısa sürede okunacak nitelikteki kitap, adından da belli olduğu gibi özdeyişlerden(özlü sözler, düşündüren cümleler) oluşuyor. Bu tarz kitapları sevenler için ilgi çekici olabilir.