Kişisel düşüncelerin ifade edilemediği, yani Yetişkin olmanın/kişi olmanın yasaklandığı ortamlarda, insanlar imâlı iletişime yönelmektedirler. Akıllarını açıkça sergileyemeyenler, akıllarını, neyi nasıl imâ edeceklerine harcamaktadırlar. Bu durum ise, enerji kaybına yol açar.
İnsanla empati kuramayan kişi, doğa ile de empati kuramaz, dolayısıyla doğaya yeterince uyum sağlayamaz. Bir kişi eğer, toplum içinde Yetişkin rolünü sergilemiyorsa, doğaya karşı da Yetişkin tavrı sergileyemez.
Bir insanı “anlamak” başka şeydir, ona “hak vermek” başka şey. Empatide anlamak, sempatide ise anlamış olalım ya da olmayalım, karşımızdakine hak vermek söz konusudur.