F.A

Bir yerde yazmayla ve yazdıklarını okurla buluşturmayla ilgili bir sözü nakletmiştim. İranlı bir entelektüelin lafıydı; "Yaptı- ğımız iş; hiç tanımadığımız, belki de hiç tanıyamayacağımız dostlarımıza gönderdiğimiz mektuplardır." O, bu sözün or- jinalinde "ruh kardeşlerimiz" diyor; ben şimdi "dostlarımız" diyorum. Bu mektupların içeriği nedir peki; bizler yazarak ne demeye çalışıyoruz
Sayfa 184·Kitabı okudu
Reklam
Düşünceler anıları da çağırıyor. Bağlayalım dedim ama bir ilave daha... Çok iyi bir arkadaşım vardı ve o benim için tu- haf bir cümle kurmuştu; "Abi sen bir yerde kavga ediyorsan ben direkt koşar gelirim, seninle beraber kavga etmek ve seni korumak için hemen kavgaya girişirim; ancak kavga bittikten sonra 'Sen neden kavga ediyordun?' diye sorarım." Bu beni çok etkiledi. Çünkü baştan soru sormayacağını söylemişti.
Sayfa 184·Kitabı okudu
İçine doğduğumuz hayat bize birtakım süreçleri, birtakım yolculukları dayatıyor.
Sayfa 180·Kitabı okudu
Fransa doğumlu Amerikan yazar Anais Nin, günlüklerinde şöyle diyor; "Her bir arkadaş içimizdeki fark- lı bir dünyaya tekabül eder; onlarla tanışana dek var olma- mış, ancak onlarla buluştuğumuzda doğan bir dünyaya..."
Sayfa 179·Kitabı okudu
Metin Erksan da öyle öldü. Ben Erksan'a Kral Lear'daki bir laftan söz açmıştım, bana günlerce onu hatırlattı. Laf şu; "Hiç kimse son gününü yaşamadan, son gününü görmeden mutlu yaşadım diyemez." Bu lafın üstüne Erksan aylarca arada sırada, "Beni mahvettin Doktor, ne yapacağım şimdi?" dedi. Debdebeyle yaşarsın, sonra bir şey olur, üstelik son gününde olur, tamam mı? Tam da Kral Lear'ın başına geldiği gibi... Kızların ihanet eder, tacın tahtın elinden alınır. Belki o son günündür, öleceksin, artık yataktasın... "Mutlu yaşadım," diyebilir misin? "Seksen senenin yetmiş dokuz senesinde iyi yaşadım canım; boş ver, son bir sene de varsın böyle olsun," der misin? Demezsin. Herkes kendini ancak son günüyle ifa- de eder. Erksan da yalnızdı. Çoluğu çocuğu yoktu. Öfkeliydi. Ölmeden önceki son zamanlarını kâbuslar, kaoslar içinde ge- çirdi. Acımasız bir dünya bu ve dünyanın sana bu numaraları çekmesine ne olursa olsun müsaade etmemelisin.
Sayfa 177·Kitabı okudu
Reklam