Sinemayı bu kadar büyülü kılan şey, belki de insanların "yitirdikleri zamanı" sinemada bulma ihtimalidir. Seyircinin aradığı şey sadece "geçmişte kalan" zaman değil, boşa geçip giden, "kaybettiği" bir zamandır da.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Galeano'nun sözleriyle: "Yürürlükteki sistemin kalıcı olması için birbirimize bizi ezenlerin gözleriyle bakmamız gerekiyor. Halk, 'bu' düzeni 'doğal' ve bu yüzden de sonsuz olarak kabul etmesi için evcilleştiriliyor...'
Yunancada hekimlik "iatros"tur. Bilgi, bilim ise "logia" yani "loji"dir. Bizim hekimlik müfredatında "loji" ile bi- ten bir sürü branş sayabilirsiniz: nöroloji, nefroloji, ürolo- ji gibi... "latros"la bitense üç şey vardır: pediatri, psikiyatri, geriatri. Başka "iatros" yoktur. Hekimlik, çocuklukla yaşlı- lık arasındaki ruhsal dünyanın takip edilmesinden başka bir şey değildir.
Hekimlik hikâye biriktirme sanatıdır. Senaryolar dinlersin sürekli olarak. Hastanın hikâyesini dinlemektir aslında hekimlik. “Al bu ilaçları yut," demek bir şey değil
Burada Brecht'in bir sō- zünü ödünç almak doğru olacak: “Bütün sanatlar, en büyük sanat olan yaşama sanatına katkıda bulunmak, ona hizmet etmek için vardırlar."