Hastayla karşılaştığımda, sahada yerliyle ilk kez göz gö- ze gelen misyoner durumuna düşmek istemedim hiçbir za- man. Hastaneden artakalan zamanlarım cenaze, cemevi, ca- mi, spor kulübü, düğün, mevlit ve sünnet ziyaretleriyle geç- ti. Önceleri hastane için bir halkla ilişkiler çalışması gibi gö- rünen ya da o işe yarayan tüm bu meşguliyetler bana asıl işi- min hekimlik değil, insanlık olduğunu öğretti.
Sadece doktor olmadım hiç! Ya da sadece doktor kalma- yı beceremedim. Bildiğimi yaptım. Bu yüzden bir hekim gi- bi değil, sosyolog gibiydim çoğu zaman.