Uygar yaşam, sizin de bildiğiniz gibi, hepimizin seve seve işbirliği yaptığı çok sayıda yanılsamadan oluşur. Sorun șu ki bir süre sonra bunların yanılsama olduğunu unutur ve gerçeklik etrafımızda parçalandığı zaman büyük bir şok geçiririz.
- J.G. Ballard
#289895244
Bugün bu satırları okumanın üzerine bu filmi seyretmek nasıl bir denk geliş hala anlayabilmiş değilim. Söz günümüzde insanların Hawai gömlekli turist gibi oluşundan söz ediyor. Herkesin her yerde yabancılaştığı, herkesin birbirine benzediği, herkesin kendi kültüründen uzaklaştığı bir çağdayız. Film II. Dünya savaşı sonrası Japonya’dan ayrılan bir kardeş ve Japonya’da kalan kızkardeşin çocukları ile alakalı. Japonya’dakilerin Amerikalılara olan özentisi, Amerikalı gibi olma isteğindeki çocuklar ve erişkinler. Amerikalı olan gencin Japonya’ya gelip köklerini akrabalarını ziyaret etme isteği vs. Büyük usta o zamanlardan bu zamanları görmüş ve anlatmış olan biteni. Hepimiz hemşehirliyiz, kapitalizm köyünün hemşerisi.
Hegel'e göre "güzel ve sahiden özgür yaşamın, kan bağı ve dostluk içinde kalan bir ırkın basit gelişiminden meydana gelebileceğini tasavvur etmek süzme salaklıktır"? "Onun [zihnin] zihin olma kuvvetini kazandığı tek şey yabancılığın kendisidir" daha ziyade. Kendi başına yabancılık "güzel, özgür Yunan zihnini" yaratmaz. Bunun için gereken bir şey de yabancılığın "yenilmesidir". Fakat kendi başına yabancılığın yenilmesi yabancılığı kolaylıkla gözden çıkarılabilecek salt olumsuz bir şey haline getirmez çünkü kendi başına yabancılık "Yunan zihninin" kurucu "unsurudur." Böyle bakıldığında yabancının varlığı, kendini oluşturmak için gereklidir.