Merhaba, isminden başlayarak okurunu sıcak, samimi ve içten bir dünyanın kapısından içeri davet eden bir eserdir. Kitap boyunca işlenen duygu ve düşünceler, günlük hayatın içinden seçilmiş izlenimlerle harmanlanırken, insanın kendisiyle ve çevresiyle kurduğu ilişkiye dair anlamlı sorgulamalar sunar.
Eserin en dikkat çekici yönlerinden biri, yalın ancak etkileyici anlatımıdır. Sade bir dil kullanılmasına rağmen satır aralarında derin anlamlar saklıdır. Bu özellik, kitabın farklı yaş gruplarından okurlar tarafından ilgiyle okunmasına ve her okuyuşta yeni çağrışımlar üretmesine imkân tanır.
Yazar, yaşamın küçük ayrıntılarından hareketle umut, sevgi, dostluk ve insan olmanın ortak duygularını ön plana çıkarır. Anlatımındaki samimiyet, okurun metinle güçlü bir bağ kurmasını sağlarken; edebî üslubu da eserin kalıcılığını artırır.
Sonuç olarak Merhaba, yalnızca bir selamlaşmanın ötesinde, insan ruhuna yönelen bir davet niteliği taşıyan; düşündüren, hissettiren ve okurunda sıcak bir iz bırakan bir kitaptır. İçten anlatımı ve evrensel temalarıyla edebiyatseverlerin ilgisini çekebilecek nitelikli bir eser olarak değerlendirilebilir.
MerhabaRamazan Çetiner · Sinada Kitap · 20177 okunma
Birden bir şey olsa
çıksak vakitten, kopsak bu yerden.
Gitsek, kurtulsak en baştan
mesela kendimizden.
Bir çocuk gibi, hesapsız
bir fırıldak çevirsek, düşse Atlas
dağılsa bu yük, düşünmesek.
Bir deli, zır
Bir şehri yaksak, kurayla.
Düşleri yüklenip bir sürüye
-Bir kuşun tırnağındaki toz gibi- gitsek.
Tavusun kuyruğundan bir kayığa
düşsek bir başımıza
o korkunç engin,
yutulsak tonlarca balık, beraber
insek geniş mahzenlere, kalsak bir fener.
Aldığımız nefes de dursa
Bakarken rengarenk bir kuşağa.
Güneş bu şafak doğmasa
Düşse bir yıldızın peşine
Biz bize kalsak, biz bize...
Nehirler yatağından taşsa
Bir bardak kırılır gibi ince bir dokunuş
Ve bir fırtına ruhumu alıp içine, en derine.