Şimdi benimle birlikte, Rasûlullah in meclisinde. Allah Rasülü'nden. "Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür âyetlerini işiten bedevinin başına gelenleri düşün.
"Ey Allah'ın Rasülü! Zerre miktan mı?" diye sordu. Rasûlullah "Evet!" dedi. Bunun üzerine bedevi. "Vay benim kusurlarım!" dedi ve bunu tekrarlayarak ayağa kalkı. Rasûlullah, "iman, bu bedevînin kalbine girıniş bulunuyor" buyurdu.""
Sınırlı anlayışına rağmen bu ayetlerden etkilendiğinde iman bedevinin kalbine girmişti.
Namazlanmızda huşu duymamız için Rasûlullah sin bize nasihat ettiği şu söz bu metodun önemini göstermektedir: "Namazda ölümü hatırla! Şüphesiz bir kimsenin, namazında ölümü hatırladığında, namazı daha güzel olur. Ondan başka kılacağı bir namazı bulunmayan kimse gibi namaz kıl.
Sözün özü, imanın kalbe girişi, küçük bir şeyle başlar, ancak bakıma ve gelişmeye ihtiyaç duyar. Bu kalbi harekete geçiren ameller yoluyla gerçekleşir. Bu nedenle düşünmek, duygulan harekete geçirmek ve imanı artırmak için önemli bir ibadettir. Ancak düşünceye bir amel eşlik etmediği sürece, bu alandaki artış sınırlı olacaktır. Eğer zikir gibi bir amelde bulunulur, kalp de bu konuda onunla uyum içinde olursa, iman artar.
Hasan el-Basri şöyle diyor: "Şüphesiz akıllı kimseler, zikretmeyi düşünmekten, düşünmeyi de zikretmekten ayı tutmamaya çalıştılar. Nihayet kalpler konuştuğunda, hikmet söyler oldu.
Müzeni, ölüm hastalığında İmam Şafi'nin yanına girdi ve "Bugün nasılsın ey Ebu Abdullah?" diye sordu.
"Bugün, dünyadan göçüyor, arkadaşlarından ayılıyor, kötü amellerine kavuşuyor, ölüm käsesini içiyor ve Allah'a gidiyor olarak sabahladım.
Bilemiyorum, ruhum cennete mi gidecek ki, o zaman onu tebrik ederim, yoksa cehenneme mi gidecek ki, o zaman taziye veririm."
Sonra da şu dörtlüğü okudu:
Kalbim katılaştığında ve takatim azaldığında...
Sana teslim olarak, senden affedilmeyi umuyorum.
Günahlarıma baktığımda gözüme çok gözüktü...
Affınla karşılaştığımda, affın daha büyük geldi.
Sen günahları affedensin daim...
Ikramın ve affınla cömert olmaya devam edersin.
Sen olmasaydın, İblis'ten kimse kurtulamazdı....
Seçkin kulun Adem'i kandırmışken, nasıl kurtulsun lar ki.