"Bir öğretmen olarak çok net söyleyebilirim
ki okullar ve genel olarak ülkelerin kurdukları
"milli" eğitim sistemleri; devletlerin kendi
varlıklarını sürdürebilmek için gerekli
toplulukları oluşturma, o topluluğu daha kolay
yönetebilmek için birtakım ideolojileri insanlara
empoze etme ve bu yönetim için asıl gerekli
olan sermayenin (para babalarının) istediği
yetişmiş insan gücünü (çalışanları/köleleri)
yetiştirme kurumlarıdır. Öğretmenler ise bu
çarkın işleyebilmesi için gerekli olan dişliler.
Burada asıl sorun ise herkesin bir şekilde bu
sistemden memnun olması. Hatta o kadar
memnunlar ki kimse nasıl bir çarklı sistemin
içinde şekillendiğinin farkına bile varmak
istemiyor."