Ömer Faruk Çelik

Ömer Faruk Çelik
@Omercelik_4
Metin Erksan, Gecelerin Ötesi'nde Demokrat Parti'nin ekonomi politikalarını eleştirmiş, 'her mahallede bir milyoner yaratma' politikasının tatminsizliğe ve sonuçta suça sebep olacağını göstermeye çalışmıştır. Nitekim, Metin Erksan'ın öngörüleri haklı çıkmış, uygulanan plansız kapitalist ekonomi politikalarının tatmin edemediği Türk gençliği arasında 1960'ların ikinci yarısında şiddet olayları tırmanmıştır.
Sayfa 254·Kitabı okudu
Reklam
Psycho'nun korku sinemasında önemli bir kilometre taşı olduğunu ve Stagecoach'un Western'de başardığı işi korku sinemasında tekrarladığını söyler. Psycho öncesi korku sinemasında düşman-öteki genellikle dışarıdandı. Özellikle soğuk savaş döneminde uzaylı istilacılar, mumyalar, vampirler, yeraltından ya da öteki dünyadan gelen kötü güçler dünyayı, daha doğrusu Amerikayı, daha da sınırlarsak orta sınıf beyaz Amerikalıyı tehdit ediyorlardı. Psycho bir anlamda korku sinemasında bir devrim gerçekleştirdi. Artık düşman Amerikan toplumunun içindeydi, tehdit garip kıyafetli uzaylılardan, mumyalardan değil, sıradan insanlardan geliyordu.
Sayfa 184·Kitabı okudu
1973 yapımı The Exorcist, Ryan ve Kellner'a göre erer. Benzer bir temayı işleyen, yönetmenliğini William Friedkin'in feminizm, kadın bağımsızlığı ve cinselliği ile ilgili korkuların kadınin ruhunun şeytan tarafından ele geçirilmesi metaforu ile aktarıldığı bir filmdir. The Exorcist şeytanın tehdidine çözüm olarak ataerkil ideolojinin tekrar iktidarını kurmasını gösterir. Film, Regan Mc Neil adlı on iki yaşında bir kızın ruhunun şeytan tarafından ele geçirilmesini anlatır. Regan'ın bir sinema oyuncusu olan annesi Chris, kocası tarafından terk edilmiştir. Aile bir babadan yoksundur ve bu yüzden saldırılara açıktır. Chris, küçük kızı Regan'la sekreterleri ve hizmetçileriyle mutlu bir aile görüntüsü vermektedir. Creed, Regan hakkındaki en rahatsız edici şeyin adı olduğunu söyler. Regan, Kral Lear'ın "bir yılandan daha keskin dişleri olan" canavar kızlarından bir tanesinin adıdır. Böylelikle Regan, Hiristiyanlıktaki kadının boyun eğmezliğinin, gem vurulmamış cinsel açlığının ve ihanetinin sembolü olan yılanla özdeşleştirilir. Şeytanın, filmin başında Irak'taki kazılarda ortaya çıktıktan sonra Amerika'da bir kızın ruhunu zapt etmesi ilginçtir. Amerika özellikle o dönemde kadın bağımsızlık hareketinin en etkili olduğu ülkedir. Mikro düzeyde McNeil ailesinin durumunu makro duzeyde ABD toplumuna uyarlayabiliriz. Şeytan, yaşamak için ataerkilliğin kalelerinin düştüğü, cinsel devrimin yaşandığı, boşanmaların arttığı bir toplumu seçmiştir.
Sayfa 176·Kitabı okudu
Hogan, kadını kaçıran canavarın ona zarar verebileceği için değil, erkek cinselliğine hakaret ettiği, meydan okuduğu için tehlikeli olduğunu söyler. Kadın, erkeğin malıdır.
Sayfa 165·Kitabı okudu
Popüler sinema, kültürel temsilleri yeniden üretip aktarırken, toplumsal huzur, ekonomik başarı ve gücün tek adresi olarak ataerkil kapitalist ideolojiyi gösterir. Robin Wood da Hollywood'da sosyal bir problemin mutlaka varolan sistem içinde çözüldüğünü, bu sistemin de ataerkil kapitalizm olduğunu söyler
Sayfa 158·Kitabı okudu
Reklam