Bütün, bu görüntülerde, o sırada
yaşanan baskının, günlük hayatın sıradan bir olgusu haline
gelmiş devlet şiddetinin işaretlerini bulmak imkânsızdır. Tam
da devletin tekeli haline geldiği bir durumda, şiddet sanki özel
hayatın bir olgusuymuş gibi ayrışır; ancak aile içi bir olay olarak anlamlandırılabilir, özel nedenler dışında bir nedeni yokmuş gibidir.
Ve nihayet, yeterince engin bir zekanın rehberliğinde olmayan duyarlılık, tüm aşklarını verdikleri hödüğün tekine her şeylerini adamaya hazır kadınlar yaratacaktır.
"Yalnızca kendimizle yetinemeyiz: Kendi acılarımızın talep ettiğinden daha fazla gözyaşımız, kendi varlığımızın olanak tanıdığından daha fazla yedek sevincimiz var."