ClarissaStefan Zweig Avusturyalı yazar Stephan Zweig, eserlerinde özellikle duygusal kriz ya da ahlaki çatışma anları sırasında insan zihninin iç işleyişini keşfeder. Karakterler genellikle suçluluk, ihtiras, korku ya da takıntı gibi sıra dışı duygu durumlarına yakalanmış sıradan insanlardır. Sigmund Freud'dan etkilenerek bastırılmış arzuları, nevrozları ve gerçek olmayan dürtüleri tasvir etmekte başarılı olmuştur.
1930'larda kaleme aldığı Clarissa, yazarın ölümünden sonra basılan psikolojik bir kurgudur. Novella türündeki bu eser, I. Dünya Savaşı öncesi ve sırasında yaşananları protagonist karakter Clarissa Schuhmeister gözünden anlatır. Kimlik, baskı, savaş ve kişisel dönüşüm, cinsiyet rolleri ve duygusal farkındalık işlenen temalardır. Clarissa asker bir baba tarafından yetiştirildiği için kontrol hayatının merkezinde yer alır. Böylece Zweig, toplumsal ve ailevi yapıların doğal insan duygularını, özellikle kadınlarda, nasıl bastırdığını inceler.
Clarissa, dramatik bir sonla bittiği için değil; sessizlik, görev ve baskıyla şekillenen bir hayatın ne kadar sıradanlaşabileceğini gözler önüne serdiği için sessiz bir trajedidir. Zweig, özellikle bireysel ruhu korumayı başaramayan bir dünyaya karşı hassas bir eleştiri sunar.