Bu uygulamayı ilk gördüğümde (2018) nezih, aydın, kültürlü insanların bulunduğu bir topluluk diye düşünüp epeyce heyecan yapmıştım.
Bugüne geldiğimizde ise problemli, kendi düşüncelerini adeta zorla pazarlayan, diğer katılımcıları sürekli aşağılayan, platformu amacı dışında kullanan, kutuplaştırıcı dil kullanan, ortamı adeta bir facebook, bir twitter'a çeviren kuralsız, saygısız tipler türemeye başladı. Akış tamamen kişisel egolarının kurbanı olmuş kimselerin iletileri ile dolu.
Türk insanı olarak her güzel şeyi mahvetmekte üzerimize yok. Demekki sadece okumak yetmiyor, okuduğunu anlamak ve sindirmek de gerekiyor. "Eğitim şart!" denilmesindeki gaye biraz da bu değil mi zaten.
Benzer deneyimler yaşamamış birisi açlıktan ölmek üzere olan bir insanın yaşadığı ruhu çökerten zihinsel çatışma ve iradenin ezilişini çok zor anlayabilir. Hendek kazarken sadece ekmeğin (hâlâ kaldıysa) dağıtıldığı 9.30-10.00 saatlerindeki öğle yemeği arasını duyuran sireni beklemenin veya huysuz biri değilse sürekli ustabaşına saati sormanın; sonra paltonun cebindeki ekmeği okşamanın, ilk olarak ona donmuş parmaklarla dokunmanın ve ilk parçayı koparıp ağzına atmanın, son olarak da kendine akşama kadar yetineceği sözünü vererek tekrar cebine koymasının ne demek olduğunu kavrayamaz.