İnsanoğlunun rahim içi yaşamının bir çok hayvana oranla oldukça kısa olduğu görülmektedir, insan yavrusu hayvanlardan daha az gelişmiş olarak dünyaya gelir. Bu sebeple dış dünyanın etkisi güçlenir. Egonun idden farklılaşması erkenden teşvik edilir, dış dünyanın tehlikeleri daha güçlü anlamlar alır ve bütün bu tehlikelere karşı koruyacak ve rahim içi yaşamın yerini dolduracak olan objenin değeri olağanüstü yükselir. Bu biyolojik durum ilk tehlike durumlarını oluşturur ve insanları bir daha hiç terk etmeyecek olan sevilme ihtiyacını yaratır.
Dört yaşındaki bir kızın oyuncak bebeği kırıldığı zaman, altı yaşındayken öğretmeni azarladığında, on altı yaşındayken sevgilisi onunla ilgilenmediğinde, yirmi beş yaşındayken belki bebeği öldüğünde acı acı ağlamasını tamamen normal buluruz. Bu acı nedenlerinin hepsinin kendi zamanları vardır ve bu zaman geçince kaybolurlar; en sonuncular, kesin olanlar, bütün ömür boyunca kalırlar. Ama bu kız çocuğu kadın ve anne olarak önemsiz bir biblonun kırılması yüzünden ağlarsa bu dikkatimizi çekerdi. Ama nevrotikler işte böyle davranırlar.