Öner

Öner
Öğretmen
Lisans
Ankara/Düzce
Kırşehir, 20 Aralık
215 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·130 syf.··
2025 8. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2025 21:02
Hasan Ali Toptaş'ın kendine has şiirsel anlatımıyla çılgınlar gibi betimleme yaptığı kitabı. Klasik anlatım tekniklerinin dışında hikaye ve mekan algısı olmadan ,sizi gerçekle hayal arasında gezdiriyor yazarımız. Bilinç akışı tekniği okumayı oldukça güçleştiriyor bir yandan . O yüzden kısa da olsa okuması oldukça zor bir kitap olduğunu düşünüyorum. Hasan Ali Toptaş'ın dil kullanımı ve kitaplarındaki şiirselliği seviyorum ancak bu kitap beni biraz yordu. Edebi zenginlik arayan arkadaşlara tavsiye edebilirim. Ben kitap okuyamıyorum basit bir kitap yok mu? diyen arkadaşlar koşarak uzaklaşabilirler.
Alıntı
Bin Hüzünlü HazHasan Ali Toptaş · İletişim Yayınları · 20154,926 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Öner

, bir kitap okudu
Puan vermedi·130 syf.··
18 günde okudu
·
2025 8. kitabı
Hasan Ali Toptaş
7.4/10 · 4.926 okunma
Bir de belki bunların hiçbirini düşünmeyip de, yalnızca kendilerini sonu bilinmeyen bir serüvende var etmek isteyenler. Bütün bunların arasında bunlar gibi görünüp de, yaşama gücünü ikide bir Azrail'le karşılaşıp onunla şakalaşmakta bulan, ya da yaşamaya değer başka bir şey bulamadıkları için orada olan bazı tipler de var mıdır, bilinmez.
İletişim Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
O sırada, tekrarlanıp duran günlük görüntülerin yüzünde küflenen bakışlarınızın durgunluğundan çığlık çığlığa kanat sesleri yükselir, kirliler kirlisi apartman duruşlarının ortasına kök salan hareketsizliğinizin sokaklarla sınırlı genişliğine masmavi kuş uçuşları eklenir, ya da gövdenizden taşıp hayatınızı kaplayan gövdenizin ağırlığı bu uçuşlardan yayılan hafiflik duygusuyla birazcık da olsa azalır mı, bilmiyorum.
İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
...gözüken zamanların içinde, hiç gözükmeyen, ama hiç mi hiç gözükmeyen bir zaman olayım sözgelimi. Bir yanım binlerce dala dönüşen zamanın parçalanmışlığından milyonlarca yaprak halinde kıpır kıpır sarkarken, bir yanımı alsın rüzgâr, ta uzaklara savursun. Olabildiğince uzaklara... Böylece, parçalanmışlığım da parçalansın tekrar tekrar ve ben, sayısız noktalara saçılıp un ufak olan varlığımı, sayısız noktalardan, sayısız gözlerle seyredeyim. Ya da, aynı anda bütün yaprakların ruhunda ölüp dirilen ve bu yüzden de, ancak bütün yapraklar şaşılası bir dikkatle tek tek incelenip topluca düşünüldüğünde görülen, renginde rüzgârların fısıltısını biriktirmiş küçücük bir yaprak olayım da, yalnızca kendi varlığını işaret eden çok yönlü bir işaret gibi, ormanın kalbinde öylece durayım. Ta ki, birisi gelip neden öyle durduğumu anlayıncaya dek durayım ve okunacaksam seslerce, gecelerce, yıldızlarca, gündüzlerce, mevsimlerce ve yıllarca okunayım ve dokunacaksam yalnızca rüzgârlara dokunayım, rüzgârların soluğunda saklı uzaklara, uzaklara yüklediğim anlamlara, anlamlarda yakaladığım derken, kendimi bir patikada buldum.
İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat