S

“The fact that millions of people share the same vices does not make these vices virtues, the fact that they share so many errors does not make the errors to be truths, and the fact that millions of people share the same forms of mental pathology does not make these people sane.” “Milyonlarca insanın aynı zaafları paylaşması, bu zaafları erdem yapmaz; milyonlarca insanın aynı hataları paylaşması, o hataları doğru kılmaz; ve milyonlarca insanın aynı türden zihinsel bozuklukları paylaşması, o insanları aklı başında yapmaz.”
Aynı güneşsin sen; farklı pencerelerden bakanların gözünde bazen sıcak, bazen yakıcı olacaksın. Kimi senin ışığında huzur bulacak, kimi gözlerini kısarak senden kaçacak. Çünkü her camın rengi, her pencerenin yönü başkadır. Nasıl görüneceğin, biraz da havanın haline, biraz da o pencerenin kime ait olduğuna bağlıdır. Ama unutma, ışığını kıran camlar olabilir, yansımanı bulanık gösteren aynalar da... Yine de bu, senin parlamanı engellemez. Hiçbir bulut seni saklayacak kadar güçlü değildir. Sen ışığını taşıdığın sürece, her gökyüzü seninle yeniden aydınlanır.
Kişisel Gelişim
Hiç bu kadar bağlı olup da bu kadar yalnız hissetmemiştik. Bir ekranın öte ucunda binlerce insanla temas kurabiliyor, ama bir kalbin derinliğine ulaşamıyoruz. Modern insan, iletişimin zirvesinde, anlamın çöküşünü yaşıyor.
Alıntı
Dilimizi kaybettikçe yalnızca kelimeleri değil, duygularımızı da yitiriyoruz. Çünkü insan, kelimeleri kadar hissedebilir. Bir duygunun adı yoksa, onu tam anlamıyla yaşayamaz, sadece bulanık bir hâlini taşır içinde. Oysa bir şeyi adlandırmak, onu fark etmek ve sahiplenmektir. Kelime dağarcığımız daraldığında, dünyamız da daralır; çünkü dil, zihnin sınırlarını çizer. Ama ne zaman yeni bir kelime öğreniriz, o anda iç dünyamızda yeni bir pencere açılır. “Hüzün” ile “melankoli” arasındaki farkı bilmek, duygunun tonlarını ayırt etmektir; “özlem”, “hasret”, “yoksunluk” gibi kelimeleri tanımak, kalbin derinliğini genişletir. Kelimeler yalnızca anlatmak için değil, anlamak için de vardır. Bir kelimeyi keşfetmek, aslında kendimizin yeni bir yönünü bulmaktır. Bu yüzden dilimizi zenginleştirmek, sadece konuşmayı değil, yaşamayı da zenginleştirir. Belki de yeniden hissetmeye başlamanın yolu, yeniden kelimeleri hatırlamaktan geçer.
Duygu ve Düşünce
“İnsan onarmadığı her zaafıyla, öğrenemediği her aptallığıyla, güçlenemediği her zayıflığıyla, gerçekliği reddettiği her kendini kandırmasıyla, hayal kırıklığına giden yolun taşlarını bir bir döşer. Sonrasında ya öğrenir ya da bir suçlu arar durur.”
Alıntı