Anavatanı Tibet olan ve Anadolu'ya 1200 yıllarında Süleyman Şah tarafından getirilen tiftik keçisi, Ankara ve çevresinde yetiştirilmeye başlandı.
Adı "Angora" oldu...
Osmanlı'da başta Ankara olmak üzere Zir, Çankırı, Beypazarı, Nallıhan ve Kalecik'te 1355 tiftik tezgâhı bulunuyor ve her yıl 20 bin top kumaş yurt dışına satılıyordu. Çünkü...
Tiftik yünü dayanıklı ve hafif olma özelliğiyle biliniyordu. Diğer yünlere göre daha parlak ve boyamaya elverişli olan tiftik yünü, bu özelliğiyle asırlardır tekstil ve iplik üretiminde ilgi odağı olmuştu. Nem ve soğuğa dayanıklı olan ve az buruşan esnek yapıya sahipti.
Bab ülkeleri tarafından "elmas iplik" ismi ile anılan tiftik yünü Arapça seçilmiş manasına gelen "muhayyer" kelimesiyle biliniyordu.
Tiftik keçisinin yününün en büyük özelliği ise taklit edilmesinin çok zor olmasıydı. İngilizler bu nedenle tiftik keçisini ülkelerine götürmek istiyordu.
Yıllar sonra padişah fermanıyla "İngiliz sanayi casuslarına" damızlık tiftik keçilerinin verilmesi ve ardından İngiliz tekstilinin Osmanlı pazarına hâkim olmasıyla Anadolu'daki üretim hızla yok oldu.
Bugün, Angora keçisinin altın değerindeki tiftiklerini dünyaya İngilizler, "Angora goat" adıyla satıyor!