Üzülerek söyleyeyim ki yakın çevremdeki kanser vakalarının artması sonucunda bu durumun normal olmadığını ve mutlaka bir sebebinin olduğunu, büyük bir ihtimalle de birilerinin bizim üzerimizde bir çeşit deneyler yaptığını düşünerek okumaya karar verdiğim bir kitap.
Aslında kitabın varlığından bir yıldır haberdardım. Ama her gün internette dolaşan şunu yemeyin, bunu içmeyin türünde aslı astarı olmayan iddialarla dolu bir kitap olacağını düşündüğüm için bugüne kadar okumayı pek istememiştim. Yukarıda da bahsettiğim gibi hem kendi yakın çevremde hem de mesleğim gereği karşılaştığım çevre de , son zamanlarda kanser olan insanların çok fazla sayıda olduğunu gözlemledim. Ve işin kötü tarafı ise her gün bu hastalara yenileri ekleniyordu. Bunun sebebi ile ilgili bir bilgi alabilir miyim, bir ip ucu bulabilir miyim diye bu kitabı aldım ve okumaya başladım.
Daha otuzuncu sayfalar da kafayı yemek üzereydim, ellinci sayfalarda göğsüme ağrılar girdi, 109. sayfada okumayı bıraktım. Kitap beş yüz sayfaydı ama ben sadece beşte birine dayanabilmiştim. Çünkü kitap öyle bilgiler içeriyordu ki bunları kabullenmek bir insan için çok acı ve üzücüydü. Ancak bir gün aradan sonra kendimde okumaya devam etme gücünü bulabildim.
Bundan sonra yazacaklarım az da olsa SPOİLER içerir, isteyen okumayabilir arkadaşlar.
Biz açık açık , planlı bir şekilde zehirleniyoruz. Öyle medyada bangır bangır bağırarak, doğal besinler yediğimizi veya bize yedirdiklerini söyleyenler kesinlikle doğruyu söylemiyorlar. Buğdaydan mısıra, sebzelerden meyvelere, kırmızı etten beyaz etlere, yoğurttan zeytine, tuzdan yağa .... aklınıza ne gelirse hiç bir ürün doğal değil. Sadece yediklerimiz mi ? İçtiğimiz suda bile zehir var. Yazar daha nasıl anlatsın ? Her şeyi tek tek ele alarak ayrıntılarıyla,