Onur Um

Onur Um
@OnrUm
Gazeteci
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik/Bilişim İhtisas
İzmir
İzmir
13 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Dilber
Ağlayamadığımız zamanlar, bizde o gücün de yok olduğu zamanlardır ki, onun yerine geçen etkili sessizlik, en şiddetli acının yarattığı göz yaşlarından daha yakıcıdır.
Köle kız çocuk (halayık)·Kitabı okuyor
Hayat ve İnsan
Reklam
Umut
Zoru kolay, uzağı yakın eden, Karanlığı aydınlatan, acıyı hafifleten, ölümü unutturup suçlan bağışlatan UMUT... İyilik de kötülük de bulaşıcıdır, devamlılık gösterir. Kötülerin içinde iyi olmak kadar, iyilerin içinde kötü olmak da zordur. İyiliklerin en güzeli UMUTTUR. önce biz başlayalım düzeltmeye. Sevmediklerimizi sevmeye, Saymadıklanmızı saymaya, Suçladıklanmızı bağışlamaya. Belki bir gün kendimizi de bağışlam. Dünya işte o zaman bizim düşlediğimiz gibi olur. Bu düşün çok geç kalmaması dileğiyle....
Gülseren Budayıcıoğlu·Kitabı okudu
Hayata Dair
Hayata dair
“Yani her ikiniz de iyileri kendinize saklıyorsunuz, karşı tarafa sadece sitemler kalıyor.”
Hayat ve İnsan
Hayat
“Bizim gibi kadınlar kocaya çok düşkün olurlar. Bizim işimiz gücümüz kocamıza özellikle yatakta hizmet etmektir. Çoluk çocuk, ev işleri filan pek ilgilendirmez bizi. Adamın gönlünü hoş edersen, hem senin gönlün hoş olur, hem de böyle kadınları aldatmak hiç aklına gelmez adamlarm. Neden aldatsın ki, yanındaki kadında aradığı her şey var.” “Demek bu kadar eminsin.” “Bu bir kendine güven değil, işi bilmek. Bizim kadınlarımız işi bilse, bizim gibiler işsiz kalırdı. Şimdi şu benim Galip, benim uğruma neleri göze aldı anlattım, biliyorsunuz. Halbuki eski karısı belki de dünyanın en iyi insanı. Ağzı var dili yok. Yıllardır hem Galip’e hem bütün sülaleye hizmet etmiş. Namuslu, terbiyeli, hanım hanımcık bir kadın işte. Ama olmadı. Oyunu ben kazandım. Ben onu hiç görmedim ama belki de benden daha güzeldir. Bu işler güzellikle filan da olmuyor. Kadınlar evlenince, her şeyi unutuyorlar, önce temizlik diye tutturuyorlar. Sonra çoluk çocuk derken, kocalarım unutuyorlar. Elin hak diye tükürdüğünü, biz hap diye kaparız!” “Nasıl nasıl, bir daha söyle şu sözü,” “Bu meşhur laftır Doktor Hanım. Evlendikten bir süre sonra, kadınlar kocalarını beğenmez olur. Adamların da zaten beğenilecek hali kalmaz. Ama bize gelince dünyaları değişir adamlarm. Çünkü biz onlara önce erkek olduklarını hatırlatırız. Yürüyüşleri bile değişir. Hak diye tükürdüklerini, biz hap diye kapınca, kadınların aklı başına gelir ama, ne fayda! iş işten geçmiş olur.
İnsan ve Duygular
MUTLULUK NEDİR?
“Keşke ben de her şeye sizin gibi bakabilsem. Ama yine de ne aradığımı bilmek şimdilik sıkıntımı gidermese de, sanki kapı aralığından bir ışık sızdı içeri. Bulamayacağım bir şeyin peşinde koşmak her şeyden önce akla aykırı. Dipsiz bir kuyuya dönmüştü hayatım. Aradığımı bulduğumu sandığım günler aldığım zevk beni mutlu etmek yerine doyumsuz, hemen bir yenisini arayan aç gözlü biri haline getiriyordu. Sanki bir kısırdöngünün içine girmiştim.” “Haklısınız. İnsanlar sadece doğru kabul ettikleri bir tavırdan doğan mutluluğu kalıcı olarak kabul ederler. Zevklerden ibaret bir mutluluk ise gelir geçer. Daha hissedildiği anda ölür." “Tıpkı bende olduğu gibi. Peki sizce mutluluk nedir Gülseren Hanım?” “Şevket Ağa mutluluk ancak başımıza gelince ne olduğunu hissedebileceğimiz bir duygudur. Beklenmedik ve kişiye özeldir. Yani reçetesi olmayan bir idealdir mutluluk. Ona ulaşmanın anahtarı ise insanın kendini tanımasında saklıdır, önce kendini tanımalı insan. Yargılamadan, aşağılamadan, seve okşaya yapmalıyız bunu.” “Sevile okşana büyümeyince, zor oluyor bunlar. Babam bana en çok kızmayı, ayıplamayı, beğenmemeyi, kabul etmemeyi, reddetmeyi, adam yerine koymamayı ve çok çalışmayı öğretti. Ondan başka da bir şey öğreten olmadı. Annemi zaten geç. Karım da ondan beter çıktı. Yani sizin anlayacağınız ne beni seven oldu ne de benim sevdiğim.” Gülerek, sevgiyle bakıyorum ona. öyle mahzun ki...
Şevket ağa·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Reklam