Başkasının yanında şu bu işleri yapanlar çok dağınık bir zümre teşkil ederler ve bunlar proletaryanın burjuvaziye en
sadık olanları, yani en bilinçsizleridir. Bu sınıfı ayıran nitelikler, işçilerde yetkili makamların titizlikle sürdürdüğü büyük bir cehalet, aydın olanlarda ise örneği bulunmaz bir ters görüş ve bilinçsizliktir. Bu okumuş proleterya çok defa göğsünde bir küçük burjuva yüreği taşır, kendi cinsinden olanlar tarafından sömürüldüğüne bir türlü inanmak istemez.
Aydınlık, Sayı 1, Haziran 1921
Aslına bakarsan bu dünyada hiç kimsenin suçu yoktur. Suç, baş sıkışmasında.. Senin başın sıkıştı mı kimi tepeler de yolunu açarsan, suçlu odur.. 'Derdi ben çekeceğime başkası çeksin,' hesabı..
Okuma işlemi bile mitolojik bir işlevi barındırmaktadır: Bunun tek nedeni, arkaik toplumlardaki mitlerin yüksek sesle anlatılmasının, söylemesinin ve Avrupa'nın kırsal topluluklarında hala yaşayan sözlü edebiyatın yerini alması değil, okumanın modern insana mitlerin gerçekleştiğine benzeyen, bir "zaman dışına çıkış" olanağı vermesidir. İnsan zamanını ister bir polisiye romanla öldürsün, isterse herhangi bir romanın temsil ettiği yabancı bir zamansal evrene girsin, okuma modern insanı kendi kişisel süresinin dışına gönderir ve onu başka ritimlerle bütünleştirir, başka bir öykü içinde yaşatır.
Dinsel insan en başından beri kendi erişilecek modelini insanüstü bir düzleme, mitlerde açıklanan bir düzleme yerleştirir. Ancak mitlerin öğrettiklerine uyularak, tanrılara öykünerek gerçek insan olunabilir.