Seçil

Bilgili olmanın önkoşullarından biri, kişinin kendi cehaletinin sınırlarını görmesi ve bunu kabullenmesidir. Böyle bir kabullenme için cehaletin kalıcı olmayabileceğini ya da cehaletin insanın doğuştan getirdiği yetileri tam olarak yansıtan kişisel bir özellik olarak alınmaması gerektiğini bilmeliyiz.
Reklam
Kederler, düşüncelere dönüştükleri anda bize acı çektirme güçlerini yitirirler.
…… aslında körlük biraz da bu, hiçbir umudun kalmadığı bir dünyada yaşamak….
Bir dahinin yeni başyapıtını okuduğumuzda, kendimizde görmekten hoşlanmadığımız şeylerin , bastırılmış mutluluklarımızın, acılarımızın; yani o her zaman hor gördüğümüz duygular dünyasının yansımalarını bu başyapıtın içinde de bulmak insanı sevindiriyor. Kitap okurken keşfettiğimiz bu duyguların ne kadar değerli olduğunu öğreniyoruz böylece.
Okuma süreci içinde her okuyucu aslında kendini okur. Yazarın ürettiği yapıt bir optik araç görevi görür yalnızca. Böylece okuyucu, o kitabı okumadan belki de asla farkına varamayacağı şeyler keşfeder kendi içinde. Okuyucunun, okuduğu kitap sayesinde kendi kendinin bilincine varması, gerçekliğinin bir kanıtıdır.
Reklam