...Özdeki bir şey yitip gitmiş, yüzünden ayrı düşmüş gibiydi. Dolayısıyla, olağanüstü yeteneklerle donanmış bu devlet adamının derin göz çukurlarında hep bezdirici bir iç sıkıntısı vardı - tıpkı oyuncaklarından bıkan bir çocuğun ya da yetileri engin ama hedefleri dar olan, bütün yüce başarılarına karşın onu gerçekliğe bağlayan yüce bir amacı bulunmadığından yaşamı boşluk içinde kalan bir adamın gözlerinde rastlanan türden bir kasvet gibi.