Adı:
Dilenci
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758688642
Kitabın türü:
Orijinal adı:
الشحاذ
Çeviri:
Erdal Alova
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
1950'li yılların başında, Kahire'de geçen Dilenci'de Mahfuz, gençliğinde ateşli bir devrimci olan, ama orta yaşlarında toplumsal gelişmenin gerisinde kalmış, aklın gelgitleri içinde bunalmış, vicdanı kararmış Ömer'in yaşadığı psikolojik işkenceyi konu alıyor. Hayatını yenilemeye çalışan Ömer, çözümü bir dizi gönül serüvenlerinde ararken işini ve ailesini ihmal eder. Ama böylesine bir yaşam tarzı onu kurtarmaktan çok; giderek, kendisine ve yaşama yabancılaşmasını getirir. Mahfuz, okuru yalnızca ana karakterin psikolojisine yöneltmekle kalmıyor; sanat ile bilim, idealizm ile gerçekçilik arasında yolunu bulmaya çalışan bir ulusun vicdanını da irdeliyor.

Kendisine Nobel Edebiyat Ödülü'nün verildiğini duyan Mahfuz, "Mısırlıları kutlarım, onların küçük bir adamı büyük bir ödül kazandı," demiştir.
İlk kez Necip Mahfuz okudum arkadaşlar. Yazarın Nobel ödüllü bir yazar olmasına rağmen bu kadar az okunmasına da şaşırdım. Eser kısa 160 sayfalık bir kitap arkadaşlar. Kısa olduğuna bakmayın edebi açıdan çok zengin bir kitap. Yazarın Nobel alması kesinlikle boşuna değil bence. Dili çok güzel, akıcı ve aralardaki küçük alıntılar gerçekten çok güzel bir dil oluşturmuş.

Konusunu az buçuk Albert Camus – Yabancı’ya benzettim. Romanın ana karakteri Ömer adlı vurdumduymaz bir baba. Önce rahatsız sanıyorsunuz ama romanda sona doğru gelindikçe şizofren bir baba olduğunu anlıyorsunuz. Bu sürece kadar ki romanın içeriğinde; zamparalık, şairlik, aşk, siyaset konuları işlenmiş. Ruhunu kaybeden Ömer’in iç dünyasındaki savaşı. Hastalığını kendisi çözmek için arayışlara girmekte olan ana karakterin yaptıkları ile oluşmuş bir roman.

Spoiler vermemek adına çok derine inmiyorum arkadaşlar ama kanımca güzel bir kitap. Tavsiye ederim..
Necip Mahfuz'un, Dilenci kitabı çok sürükleyici ve hayatla ilgili konuları içeren bir kitap. Baş karakter Ömer ve onun hayatla ilgili anlam arayışının konu edildiği kitapta bir insanın nasıl çıkmaza girdiğini parası, ailesi her şeyi olmasına karşın yaşadığı psikolojik sorunu görmüş oluyorsunuz. Ömer aslında iyi bir avukat ve karısı Zeynep, çocukları Cemile, Buthayna doğan oğlu Samir, yakın arkadaşı Mustafa ve Osman ile güzel bir hayatı var. Ama göründüğü gibi olmayan hayat Ömer içinde göründüğü gibi değil. Belki ortayaş bunalımı onu bu çıkmazlara sokmuştur bunu bilemiyoruz ama yazar onun iç dünyasını çok güzel yansıtmış ve ifade etmiş okumanızı tavsiye ederim...
Ömer'in hatırladığı dize gibi bazen hayat...
"Beni gerçekten istediysen neden bıraktın?"
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.565 Oy)18.074 beğeni40.953 okunma2.592 alıntı172.058 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.145 Oy)8.447 beğeni27.067 okunma744 alıntı131.938 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.488 Oy)8.430 beğeni24.860 okunma2.208 alıntı107.193 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.806 Oy)8.741 beğeni23.920 okunma1.594 alıntı110.876 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.280 Oy)12.828 beğeni32.800 okunma3.090 alıntı137.617 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.226 Oy)7.549 beğeni20.407 okunma3.624 alıntı121.695 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.716 Oy)6.020 beğeni15.845 okunma2.632 alıntı81.806 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.166 Oy)3.677 beğeni12.193 okunma1.108 alıntı49.924 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.202 Oy)8.629 beğeni24.000 okunma1.245 alıntı117.732 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.748 Oy)5.120 beğeni16.375 okunma908 alıntı56.528 gösterim
Bati edebiyatina olan tutkumuz bazen tanzimat soytariligini asiyor. Lakin dogudaki hazineleri gormemize mani olmamali bence necip mahfuz bir yana batinin anli sanli yazarlari bir yana okudugunuzda nedn bu cumleyi kurdugumu anlayacaksiniz.
Nobel (!) ödülü alan bir yazar. Yazarlığına lafımız yok ama adamlığı tartışılır. Kendi halkına düşmanlık besleyip batılı gözüne girerek Nobel ödülü almak, insan şaşırıyor haliyle.
Kitabında bizlere neler sunuyor? Ömer adında bir karakter var. Bu karakterin hayatı dalgaya aldığını, umursamadığını sanıyoruz ve sonradan karşımıza bir şey çıkıyor. Bizim Ömer Dayı ‘Şizofren’ evet. Kendi iç dünyasında oluşturduğu bu savaşta aslında okurken aklıma sadece birinin kitabı geldi. O da sitemizi de kullanan bir isim. Kitabı da bir hatırlatalım. Kaybolan Düşler Senfonisi. Gerisi sizin fikriniz tabi.
Sabah sabah yolda yaşadığım bir krizle tam 1.5 saat gecikmeli olarak bu kitabı sizlerle paylaşıyor ve 1.5 saat boyunca başka hiçbir kitap sayfasına bakamamamın huysuzluğuyla sizlere veda ediyorum. Gelecek kitabımızda görüşmek üzere..
''Alışılmışın dışında sessiz olduğunu söyledi. Ben sesimin işitilmemesinden olacak, dedim''
Kitap sözlerine bakarken tesadüfen karşıma çıkan bir cümle, bir buçuk senelik bir arayış... Necib Mahfuz, doğunun Balzac'ı olarak bilinse de Türkiye'de pek okunmuyor maalesef.
Bir insanın iç dünyası, ruhunu kaybedişi, arayışı arayışı arayışı...
Çok etkileyici ve kanaatimce mutlaka okunması gerekenler arasında.
Ömer'in yaşadığı psikolojik işkencenin Necip Mahfuz anlatımı... Gençliğinde devrimci olan Ömer, orta yaşlarına gelince toplumun gerisinde kalmış ve yaşamak işkencenin ta kendisi olmuş... Garip bir vicdan muhasebesi...
Nobel ödüllü bir yazardan beklediğimin altında bir kitapla karşılaştım. Ama yine de varoluşçuluğa az da olsa değinen yapısıyla kitap güzel bir kitap. Olay örgüsünde ana karakterle empati kurmak oldukça zor oldu benim için çünkü ana karakter kötü bir insan. Böyle farklı kitaplarda alınacak farklı tatlar vardır.
Cok eskiden okudugum bir kitapti ilk okudugumdada cok etkilemisti beni simdide etkiledi omerin hayatina anlam arayisi belkide bir cogumuzun arayisiyla ortusuyor
- Yalnızlıktan korkmuyor musun ?
- Kalabalığın ortasında yalnızlıktan korkuyorum..
"Issız bir yerde yalnızlıktan korkmuyor musun?"
"Kalabalığın ortasında yalnızlıktan korkuyorum."
"Yüreğine dadanan dertleri sil at, ancak o zaman tümüyle kendini bulabilirsin."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dilenci
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758688642
Kitabın türü:
Orijinal adı:
الشحاذ
Çeviri:
Erdal Alova
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
1950'li yılların başında, Kahire'de geçen Dilenci'de Mahfuz, gençliğinde ateşli bir devrimci olan, ama orta yaşlarında toplumsal gelişmenin gerisinde kalmış, aklın gelgitleri içinde bunalmış, vicdanı kararmış Ömer'in yaşadığı psikolojik işkenceyi konu alıyor. Hayatını yenilemeye çalışan Ömer, çözümü bir dizi gönül serüvenlerinde ararken işini ve ailesini ihmal eder. Ama böylesine bir yaşam tarzı onu kurtarmaktan çok; giderek, kendisine ve yaşama yabancılaşmasını getirir. Mahfuz, okuru yalnızca ana karakterin psikolojisine yöneltmekle kalmıyor; sanat ile bilim, idealizm ile gerçekçilik arasında yolunu bulmaya çalışan bir ulusun vicdanını da irdeliyor.

Kendisine Nobel Edebiyat Ödülü'nün verildiğini duyan Mahfuz, "Mısırlıları kutlarım, onların küçük bir adamı büyük bir ödül kazandı," demiştir.

Kitabı okuyanlar 53 okur

  • İrfan ALTUN
  • Hasan yargül
  • Barbaros
  • Sadık Kocak
  • Çağrı Oğuz
  • Merve Betül Karakuş
  • Sevda Adıyahşi
  • Pınar Bond
  • Gönül Çakmak
  • Tugay Kocayiyit

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%8.7
25-34 Yaş
%47.8
35-44 Yaş
%30.4
45-54 Yaş
%8.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%4.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%54.1
Erkek
%45.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.2 (7)
9
%12.5 (3)
8
%20.8 (5)
7
%16.7 (4)
6
%12.5 (3)
5
%0
4
%0
3
%4.2 (1)
2
%4.2 (1)
1
%0