Çevirmen:
Erdal Alova
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·160 syf.··
2016 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2016 15:53
İlk kez Necip Mahfuz okudum arkadaşlar. Yazarın Nobel ödüllü bir yazar olmasına rağmen bu kadar az okunmasına da şaşırdım. Eser kısa 160 sayfalık bir kitap arkadaşlar. Kısa olduğuna bakmayın edebi açıdan çok zengin bir kitap. Yazarın Nobel alması kesinlikle boşuna değil bence. Dili çok güzel, akıcı ve aralardaki küçük alıntılar gerçekten çok güzel bir dil oluşturmuş. Konusunu az buçuk Albert Camus – Yabancı’ya benzettim. Romanın ana karakteri Ömer adlı vurdumduymaz bir baba. Önce rahatsız sanıyorsunuz ama romanda sona doğru gelindikçe şizofren bir baba olduğunu anlıyorsunuz. Bu sürece kadar ki romanın içeriğinde; zamparalık, şairlik, aşk, siyaset konuları işlenmiş. Ruhunu kaybeden Ömer’in iç dünyasındaki savaşı. Hastalığını kendisi çözmek için arayışlara girmekte olan ana karakterin yaptıkları ile oluşmuş bir roman. Spoiler vermemek adına çok derine inmiyorum arkadaşlar ama kanımca güzel bir kitap. Tavsiye ederim..
Siyaset
DilenciNecib Mahfuz · Bordo Siyah Yayınları · 2012500 okunma
SPOİLER İÇERİR !!!!
Puan vermedi·160 syf.··
2021 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2021 11:54
Yazarın okuduğum ilk kitabı oldu bu benim için. Kitabı okurken duygudan duyguya girdim. Ama en çok ana karaktere kızgınlık içindeydim. Okurken ana karakterine çok sinir oldum. Yaptığı her halta hastalığını bahane etmesi beni çok kızdırdı. Ailesine çok üzüldüm okurken. Her türlü zorlukta yanında olmak isteyen eşine sırt çevirmesi, kadının çaresizlikle onu ikna etmeye çalışması beni resmen çileden çıkarttı. Sonlara doğru ana karaktere de hem üzüldüm hem de gitmeseymiş dedim. Ama yine de sonu benim için biraz havada kaldı. Ben daha sonrasını da merak etmedim değil.
Kitap
DilenciNecib Mahfuz · Bordo Siyah Yayınları · 2012500 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2021 10. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2021 01:53
Arap edebiyatının nobel ödüllü yazarı Necip Mahfuz, Dilenci isimli eserinde bir adamın rutin hayatın icinde yasadigi gel-gitlere, çatışmalara ve bunalimlara ruhsal çözümlemeler yaparak yer vermis ve onun trajik anlam arayışını oldukca basarili bir bicimde betimlemistir. Yer yer Mısır'ın geçmişteki siyasi ve sosyal konularına da deginen Mahfuz dolayli olarak toplumsal yapidaki degisimleri de ele almıştır eserinde. Genel olarak başarılı bulsam da kitabin sonuna pek bir anlam yükleyemedim.
DilenciNecib Mahfuz · Bordo Siyah Yayınları · 2012500 okunma
Tutunamayan bir salağın öyküsü
2/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2021 11:29
Son zamanlarda kendimi, okuma hedefimi yükselteyim tamamlayayim derken ne kadar saçma kitap varsa okumuş olarak buluyorum. Aaa bakıyorum ve yanılmıyorum. Bu eserin yazarı Nobel edebiyat ödülü almış. Ne lütuf herif kitap yazmayı bilmiyor. Tutunamayan sapıklık içinde kendine çevresine ihanet eden ve sonrasında çıldıran avukat Ömer i anlatıyor. Nasıl desem eksikleri fazla. İlginç eser yazdığını düşünmüş sanırım bir yerde kızın gözü gri bir yerde yeşil. Karısı mi kızı mi kim kim doğru anlatılmamış aşırı sıkıcı bir eserdi. Yazarın hele o günü birlik ilişkilerini anlatırken mağdur ettiği insanlar sanki o insanlar da bunu hakediyormuş gibi pişkin pişkin konuyu ele alışı aşırı derecede sinirlerimi bozdu. Tavsiye etmiyorum
1000Kitap
DilenciNecib Mahfuz · Bordo Siyah Yayınları · 2012500 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2021 50. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2021 00:38
Necib Mahfuz'un 1959-1967 yılları sembolik dönemi olarak adlandırılır. Dilenci isimli romanını da bu dönem içinde yazmış, 1965 yılında yayımlanmış, beşinci sembolik romanı. Gençlik ve öğrencilik yılları beraber geçen dört arkadaştan Osman Halil; arkadaşlarıyla kalkıştıklar bir eylem sonucunda yakalanmış, arkadaşlarını ele vermemiş, yirmi sene hapis yatmıştır. Yirmi yılın sonunda kalan üç arkadaştan Ömer; başarılı bir bir avukat, Mustafa; radyoya ve tiyatroya oyunlar yazan meşhur bir yazar, bir diğer arkadaşları doktor olmuştur. Osman'ın hapisten çıkış günü yaklaştıkça sorumluluk ve vicdani rahatsızlık hisseden Ömer'in ruhsal bunalımıyla başlıyor kitap. Roman; orta yaşlı, zayıf karakterli ve karakterinin zayıflığından dolayı yaşadığı olumsuzluklar sonucunda ruhsal bir çöküntü yaşayan adamın kendini ve hayatını sorgulaması esnasında çevresinde gelişen olayları ele alıyor. Kitap on dokuz bölüm şeklinde yazılmış, hacimsel olarak küçük bir eser. Ömer'in ruhsal bunalımından kurtulma çabasına şahit oluyoruz kitabın başından sonuna kadar. Birkaç konu, birkaç belirli alan ve kişilerle yazılmış olmasına rağmen sembolik bir roman olduğu için birçok farklı konuya da erişilebiliyor. Ana karakter Ömer'in karısı Zeynep; kitapta geleneksel değerleri, kızı Buseyne; toplumun çağdaş yönünü, (Necib Mahfuz'un Mısırlı kadınların gelecekte kavuşmasını istediği muasır medeniyete ulaşmış halini yansıtıyor.) arkadaşı Mustafa; yeni oluşumu ve rahatı çabuk benimsemiş fırsatçı grubu, Osman Halil ise hayatlar pahasına sarfedilen çabayı sembolize ederken Ömer; zayıf karakter ve inançtan yoksunluğun simgesi kitapta. Necib Mahfuz'un devrimden sonra gelinen seviyeden memnuniyetsizliği üzerine beş yıl kadar yazmaya küsmesi, Ömer'in şiire küskünlüğüyle anlatılmış, siyasi oluşum içindeki tutumuyla da
Edebiyat
DilenciNecib Mahfuz · Bordo Siyah Yayınları · 2012500 okunma
Puan vermedi·159 syf.··
2025 2. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 01:40
Yazarın okuduğum ilk kitabı gayet hızlı ilerliyor ama pek bi edebi yönü yok. Ana karakter Avukat Ömer bir bunalıma giriyor doktor arkadaşına gidiyor ama zamanla bu sıkıntı geçmiyor. Büyük bi aşkla evlendiği karısı Zeynep'ten soğuyor başka kadınlarla birlikte oluyor ve zamanla bu durumdan da tiksiniyor. Arkadaşı Mustafa uzaktan arkadaşının durumunu izliyor zaman zaman yaptıklarını destekliyor o esnada gençken suça karışmış ve 20 yıl sonra hapisten çıkan arkadaşı Osman'da adamın sıkıntısına sıkıntı ekliyor. Ömer önceden şiir yazan bi adammış ve kızı da onun kitaplarından etkilenerek şiirler yazıyor fakat bu gelgit arasında adam ailesiyle bile düzgün ilgilenmiyor. Kitabın sonlarına doğru her şeyi bırakıp gidiyor ,en son Osman yanına geliyor ona Ömer'in kızıyla evlendiğini hatta kızını hamile bıraktığını ama şu an yakalanmak üzere olduğunu onu saklaması gerektiğini söylüyor. Ömer ise bu durumu hiç umursamıyor en son etrafları kuşatılıyor ve bu kuşatmada omzuna kurşun yiyor sedyeyle götürülürken öyle boş boş gökyüzüne bakıyor.
DilenciNecib Mahfuz · Bordo Siyah Yayınları · 2012500 okunma
4/10
·160 syf.··
2025 38. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 00:18
Tükenmişlik sendromuna düşmüş birisinin bununla mücadelesi anlatılmış. Zaman kavramının ani değişmesi. Karakterin psikolojisinin bence güzel anlatilamamasi gibi nedenlerden dolayı kitabı pek beğenemedim.
DilenciNecib Mahfuz · Bordo Siyah Yayınları · 2012500 okunma
İnceleme
4/10
·165 syf.··
2024 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2024 13:48
Necib Mahfuz 'dan okuduğum ilk kitap. Biraz hayalkırıklığı yaşadım. Kitap bana mı sıkıcı geldi bir tek derken yalnız olmadığımı gördüm. Konusu 1950'de, Kahire'de hayatın anlamını ararken etik olmayan bir yaşam süren aile babası Ömer'in yaşamını anlatıyor. Okurken çok sıkıldım, basit düzeyde ve akıcı değildi. Felsefî diyaloglar, karakterimizin kararsız, karmaşık ve daldan dala atlayan yaşam anlayışı beni boğdu. Edebî bir anlatım göremedim. Diğer kitaplarını henüz okumadığım için bir şey diyemem fakat bu kitabını tavsiye etmiyorum.
Edebiyat
DilenciNecib Mahfuz · Bordo Siyah Yayınları · 2012500 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2017 41. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2017 23:04
Necip Mahfuz'un, Dilenci kitabı çok sürükleyici ve hayatla ilgili konuları içeren bir kitap. Baş karakter Ömer ve onun hayatla ilgili anlam arayışının konu edildiği kitapta bir insanın nasıl çıkmaza girdiğini parası, ailesi her şeyi olmasına karşın yaşadığı psikolojik sorunu görmüş oluyorsunuz. Ömer aslında iyi bir avukat ve karısı Zeynep, çocukları Cemile, Buthayna doğan oğlu Samir, yakın arkadaşı Mustafa ve Osman ile güzel bir hayatı var. Ama göründüğü gibi olmayan hayat Ömer içinde göründüğü gibi değil. Belki ortayaş bunalımı onu bu çıkmazlara sokmuştur bunu bilemiyoruz ama yazar onun iç dünyasını çok güzel yansıtmış ve ifade etmiş okumanızı tavsiye ederim... Ömer'in hatırladığı dize gibi bazen hayat... "Beni gerçekten istediysen neden bıraktın?"
DilenciNecib Mahfuz · Bordo Siyah Yayınları · 2012500 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2021 8. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2021 17:45
Başlarda aradığım kitap olduğunu sandım. Içindeki boşluğu doldurmaya çalışan, gençlik yıllarınının heyecanını arayan, gayesini kaybetmiş bir adam.. Ancak yanlış yollara sapması, hiçliğini amaçsızca doldurmaya çalışması sinirlerimi bozdu. Altını çizdiğim çokça cümle oldu fakat bağlamından bağımsız olarak beğendim diyebilirim onlar için. Sonu da hoşuma gitmedi. En çok da Mısır'a ait tasvirleri sevdim.
DilenciNecib Mahfuz · Bordo Siyah Yayınları · 2012500 okunma

Yazar Hakkında

Necib MahfuzYazar · 48 kitap
Necib Mahfuz, (Arapça: نجيب محفوظ) 1988 Nobel Edebiyat Öülü sahibi Mısırlı yazardır. Nobel ödülü kazanan ilk müslüman ve tek Arap yazardır. "Ortadoğu'nun Balzac'ı" olarak tanınır. Hayatı Mahfuz, Kahire'nin Cemaliye bölgesinde 6 çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi. Bir tüccarın oğlu olan Mahfuz, adını kendisini doğurtan Profesör Necib Paşa Mahfuz'dan aldı. 70 yıllık kariyeri boyunca 34 roman, 350 küsur kısa hikaye yayımladı. Kitaplarının çoğunda, hayatının tamamını geçirdiği ve Nobel ödülünü almak için bile ayrılmadığı Kahire'nin tarihi mahallelerindeki yaşamı; modern ve geleneksel yaşam arasında denge kurmaya çalışan sıradan insanları anlattı; pek çok kitabı Arap filmlerine konu oldu. Edebiyata olan ilgisi, 1920'lerde Mustafa Lutfi el-Manfuluti'nin makale ve şiirlerini okumasıyla başlanıştı. Abbas Mahmud el-Akkad, Taha Hüseyin, İbrahim el-Mazini, M. Hüseyin Heykel, ilk dönemde kendilerinden en çok etkilendiği yazarlar arasındadır. Yazı hayatına, 1928'de Selame Musa'nın çıkardığı el-Mecelle el-Cedide dergisinde yayımladığı değini yazıları ve öykülerle başladı. Kahire Üniversitesi'nde felsefe öğrenimi gören Mahfuz'un ilk romanı Abes el-Akdar 1939'da yayımlandı. 1957'de yazdığı Kahire Üçlemesi ile Arap edebiyatının tanınmış bir ismi oldu. Bu üçlemede Kahire'de yaşayan bir ailenin üç kuşağının 1. Dünya Savaşı ve 1952'deki Nasır darbesine kadar olan dönemde yaşadıklarını ve Mısır toplumunun değişimini anlattı. Değişik kurumlarda çalışan Mahfuz, en son Kültür Bakanlığında müsteşar olarak görev yaptı. 1971'de söz konusu görevinden emekli olmasından sonra, el-Ahram gazetesinde yazar olarak çalışmıştır. Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat'a İsrail ile yaptığı barış antlaşmasında verdiği açık destekten ötürü birçok Arap ülkesinde kitapları yasaklandı. 1988 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldıktan sonra bu yasaklar kalktı. 1989 yılında Mısırlı köktendinci Ömer Abdülrahman tarafından hakkında ölüm fetvası çıkartılan Mahfuz, 1994 yılında Kahire'deki evinin önünde bıçaklı saldırıya uğradı. Saldırıdan yaralı kurtulan Mahfuz, sağ kolundaki sinirler zedelendiği için yazmakta büyük güçlük çekmeye başladıysa da ilerleyen yaşına rağmen edebiyattan kopmadı ve kısa hikayeler yazmaya devam etti. 2006 Temmuz'unda düşerek kafasından yaralandı. 30 Ağustos 2006 günü Kahire'de 95 yaşında vefat etti. Mahfuz, ülser, böbrek ve kalp rahatsızlıklarından mustaripti. 31 Ağustos 2006 günü Kahire'de devlet töreniyle uğurlandı.