Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·136 syf.·
2023 15. kitabı
Merhabalar :)) Necib Mahfuzla beni bir araya getiren "Dilenci" adlı eseri şu anda bitirmiş bulunmaktayım. Kitap oldukça akıcı 136 sayfadan itibaret tek oturuş taş çatlasın iki. Gençliğinde idealist bir devrimci ve şair olmak hayaliyle yaşayıp devrimden sonra ünlü ve zengin bir avukat olan Ömer el Hamzavi bir gün bunalımlı bir hayata uyanır. Artık ne yaparsa yapsın mutsuz, daha kötüsü umutsuzdur. Ömer'in bu mutsuzluğu ve umutsuzluğu sadece kendisini değil başta ailesi olmak üzere bütün çevresini etkiler. Yazar sanki daha çok Ömer'in eşine karşı olan sadakatsızlığının üzerinde durmuş. Ya da ben öyle yaptım ama bütün kitap boyunca okuduğum buydu. Sürekli olarak Ömer'e kızdım. Acaba gerçekten hasta mıydı? Yoksa, hastalık hastası mıydı? Şans verebilir, kitaplığınızda yer açabilirsiniz. Keyifli okumalar! -1988 Nobel Edebiyat Ödülü-
Edebiyat
DilenciNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2023501 okunma
Kalbim Gerçeklikte Çarptığında
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 46. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2025 22:59
Bu kitap bana hediye edildi — ama sadece bir kitap değil, bir ruh hâli, bir fark ediş, bir çarpılmaydı. Hediye eden kişi için Necib Mahfuz öyle kıymetliydi ki, oğluna bile onun adını verdi. Bu hikâyeye ben de onunla tanışarak dâhil oldum. Oğluna ad olan bu isim, bir gün geldi ve benim iç dünyama da sessizce yerleşti. Kitabı tam da bir arayış dönemimde okudum. Hayatın karmaşası içinde yönümü kaybettiğimi hissettiğim bir anda… Sanki kitap beni seçti. Ve karşılaşmamızın tesadüf olmadığını çok iyi biliyorum. Necib Mahfuz, insan ruhunun en derin çatlaklarına, en karanlık koridorlarına bile ışıkla dokunuyor. Kitaptaki şu cümleyle bunu en çok hissettim: “Kalbinin düşte değil, gerçeklik içinde çarptığını, dünyaya geri döndüğünü hissetti.” Bu satırda, arayışın sona erdiği değil, gerçeğin yakalandığı noktadaydım. Kitabı okudukça fark ettim ki; neyi istediğimiz kadar neyi istemediğimizi de bilmek gerek. Arzularla savrulmak yerine, neyin ruhumuza dokunup dokunmadığını fark etmek gerek. Mahfuz’un cümleleri, insanın neyle beslendiğini, neyle kirlendiğini yüzüne yüzüne söylercesine yazılmıştı: “Ruhun kürtajla alınmış bir çocuk gibi kokan bir kavanoz içinde mühürlenmiş…” Kimi zaman kirliliğimizin farkında bile olmadan yaşamaya çalışıyoruz. Şiir, yaşam, arzu, boşluk, kadın, erkek, kaybolmuşluk, anlam… Bu kitap, her şeyi aynı ölçüde sarsıyor. “Şiir olmadan, bizi hava gibi kuşatan aşkla ne ederdik?” İşte bu yüzden, bu kitap bir anlatı değil sadece. Bir iç ses, bir yankı, bir arayışın kelimelere dönüşmüş hâli. Bazı kitaplar sadece okunmaz. İçine girilir, yaşanır. Bu kitap da onlardan biri. İçine düşüyorsun, sonra seni içine çektiği o kuyuda yüzleşiyorsun. Bazen ne kadar derine indiğini fark etmiyorsun. Ama kitap bittiğinde, sen de eskisi gibi olmuyorsun. Bu kitapla birlikte bazı
Edebiyat
DilenciNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2023501 okunma
10/10
·136 syf.··
2024 262. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2024 19:33
Necip Mahfuz’un Dilenci adlı eseri, insanın içsel huzursuzluğu, varoluş sancıları ve ideallerle yüzleşme sürecini anlatan güçlü bir roman. Mahfuz, bu kitapta hayatının en zengin döneminde bile derin bir boşluk yaşayan Ömer el Hamzavi karakteri üzerinden, bir insanın mutluluğu ararken içsel çelişkileriyle nasıl savaştığını gözler önüne seriyor. Kitabın karakteri Ömer, gençliğinde devrimci bir ruh taşırken, yıllar içinde avukat olarak kariyer yapıp konforlu bir hayata kavuşmuş, ancak yaşadığı krizle birlikte hayatının anlamını ve kendini sorgulamaya başlamıştır.Ömer’in ailesinden, işinden kopma sürecinde aşk arayışlarıyla çözüm bulmaya çalışması, bu derin boşluk hissini daha da çarpıcı hale getiriyor. Ancak hiçbir çözüm çare olmuyor; aksine, yaşadığı bunalım daha da derinleşiyor. Bu süreçte kendisi gibi devrimci geçmişe sahip, ancak yıllar önce onu korumak için hapis yatan eski bir dostunun yeniden hayatına girmesi, Ömer’in yüzleşmeleri için yeni bir kapı aralıyor. Bu yüzleşme ise bireysel bir hikayeden çok, Mısır toplumunun da bir simgesi gibi. Toplumun 1952 Devrimi sonrası içine düştüğü idealleriyle gerçekler arasındaki çatışmayı, bilimin, sanatın ve inancın toplumun ruhunda yarattığı karmaşayı ve huzursuzluğu gözler önüne seriyor.Mahfuz’un bu derin ve sembolik anlatımı, okuyucuyu Ömer’in içsel yolculuğuna çekiyor. Okurken karakterin bocalamaları, bencilce verdiği kararlar karşısında kızgınlık ve merhamet arasında gidip geliyorsunuz. Özellikle, kendisine destek olmaya çalışan eşiyle ilişkisi, okuru içsel bir sorgulamaya götüren hüzünlü bir yan taşıyor. Dilenci, Mahfuz’un ustaca kaleme aldığı toplumun içsel buhranlarını ve bireysel huzursuzlukların toplumsal izdüşümlerini etkileyici bir şekilde ele alıyor, okuru düşünmeye ve hissetmeye davet eden güçlü bir
DilenciNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2023501 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2023 123. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2023 19:20
Dilenci…Hangimiz dilenmiyoruz ki yaşamda?Bazen bir tatlı tebessümü bazen de sevgiyle sarıp sarmalayan bir kalbi….Romanda yaşamın rutin döngüsünde kaybolmuş bir ruhun kendini arayışı, çırpınışı ve nihayetinde hiçliğiyle yüzleşmesi ele alınıyor. Başkahraman Ömer; bir zamanların şairi, sosyalizm savunucusu, şimdinin ise hukukçusu…İçinde bir boşluk, bir eksiklikle, bir esrimenin peşinde savruldukça savruluyor.
Edebiyat
DilenciNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2023501 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2024 109. kitabı
Dilenci // Necip Mahfuz . Güçlü bir devrimci, şair olma hayalleri kuran Ömer, zengin bir avukat olur zaman içerisinde. Hayatı, hayallerinden tamamen başkadır artık. Ve bir gün oldukça mutsuz olarak uyanır. Bu mutsuzluk onu ailesinden, arkadaşlarından, işinden uzaklaştırır, hatta kendisinden bile… Ömer’in tepetaklak olan yaşamı toplumun ve -bana göre- Mısır’ın değişimidir (Nereden nereye…) Dilenci
DilenciNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2023501 okunma
7/10
·136 syf.··
2026 14. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 10:46
Mısır Devrimi'nden önce siyasal devrim görüşleri ve şiir yazma tutkusu olan Ömer El Hamzavi, devrimden sonra meşhur bir avukat olmuş, iki çocuklu bir babadır. Yavaş yavaş hayatını ve geçmişini kurcalamaya başlarken kendini daha çok boşlukta bulacaktır. Arkadaşları Dazbaş Mustafa ve eski tüfek sosyalist, hapishaneden tahliye edilen Osman kendisine yardımcı olmak isteseler de Avukat Ömer, bir kez boşluğa düşmüştür artık. Yazarın varoluşsal-yabancılaşma temelli kitabı olduğu için tutuktur anlatım; okuyucu kendini herşeyi anlama çabasına bırakmadan okursa daha akıcı hale gelebilir. Bu kitaptansa yazarın Cebelavi Sokağı'nın Çocukları eserine daha önce başlanabilir; vurgularıyla sarsıcı bir eserdir. Herkese iyi okumalar...
Edebiyat
DilenciNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2023501 okunma
Nobel Ödüllü İlk Müslüman ve Tek Arap Yazar
8/10
·136 syf.··
2024 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2024 13:38
Yazarın okuduğum ilk romanı. Kendisini uzun zamandır okumak istiyordum ve şubat ayında Tess okuduktan hemen sonra o heyecanla kütüphanede bulduğum bu kitabı okumaya başladım. Sonu oldukça tahmin edilebilir ama bir o kadar da vurucuydu , o son sayfanın farkındalığını en son Veronika'nın son sayfasında hissetmiştim. Bir tokat gibi indi yüzüme , bildiğimiz ama farkına varamadığımız o gerçeklik. Evli , çocukları olan , iyi bir iş sahibi , mutsuz olması için hiçbir sebebi olmayan ama kendisi mutsuz olan karakterimizin yaşantısına tanık oluyoruz. Eşini aldatıyor ve hastayım diyor , arkadaşlarından uzaklaşıyor ve hastayım diyor , işini savsaklıyor ve hastayım diyor , çocuklarını boşluyor umursamıyor ve hastayım diyor , (bu tabir için çok ama çok özür diliyorum) karı kız peşinde koşuyor ve hastayım diyor , metresine ev açıyor kendi evini terk ediyor ve hastayım diyor , metresini de terk edip her gece başka bir kadınla eğleniyor ve hastayım diyor. Her haltı yapıyor ve hastayım o yüzden yapıyorum diyor. Hastalığı da içsel bir bunalım hali. Ruhsal bir tıkanıklık.. Evet bu hastalık var , hele de günümüzde ve birçoğumuzda. Ama karaktersizlik yapıp adi davranışlar sergileyip de ben bunalıyorum ve o yüzden yapıyorum demek oldukça saygısız ve iğrenç davranışlar. O yüzden karaktere fazlasıyla sinir oldum. Yazarın , hisleri bu kadar iyi anlatıp okuyucuya hissettirmesi takdir edilesi ki zaten Nobel ödülü alan ilk Müslüman ve tek Arap yazar kendisi. Yazara kütüphaneden devam edeceğim ve elimde hiçbir kitabı olmamasına rağmen kütüphanemde olmasını isteyeceğim.
Edebiyat
DilenciNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2023501 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2025 36. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2025 18:16
Dilenci, avukat Ömer’in aniden başlayan ruhsal boşluk hissiyle hayatının altüst oluşunu anlatır. Mutlu aile, para ve statü ona yetmez; hiçbir şeyden tat alamaz. Doktorlara, dostlarına, eğlenceye ve mistik arayışlara yönelir fakat huzuru bulamaz. Roman, Ömer’in anlam arayışı ve içsel çöküşünü merkeze alan kısa ama yoğun bir psikolojik anlatıdır...
DilenciNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2023501 okunma
4/10
·136 syf.··
2025 5. kitabı
necip mahfuz 'un ilk kez bir kitabını okudum 1988 yılında midak sokağı ve kahire üçlemesi adlı kitaplar sayesinde nobel almış bir yazar. dilenci adlı kitabında mısırda olan bir devrimden,devrime katkılarından,karısı ile yaşadığı problemlerden yine eğitim ve zeka seviyesi yüksek birinin de isteyebildiği gibi özgürlük eşitlik yaşam şartlarının düzgünlüğü gibi kavramların gerçekleşmesini yada varsa daha iyi olmasını isteyen bir avukatın hayatını hikaye etmiş.
DilenciNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2023501 okunma
8/10
·160 syf.··
2016 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2016 15:53
İlk kez Necip Mahfuz okudum arkadaşlar. Yazarın Nobel ödüllü bir yazar olmasına rağmen bu kadar az okunmasına da şaşırdım. Eser kısa 160 sayfalık bir kitap arkadaşlar. Kısa olduğuna bakmayın edebi açıdan çok zengin bir kitap. Yazarın Nobel alması kesinlikle boşuna değil bence. Dili çok güzel, akıcı ve aralardaki küçük alıntılar gerçekten çok güzel bir dil oluşturmuş. Konusunu az buçuk Albert Camus – Yabancı’ya benzettim. Romanın ana karakteri Ömer adlı vurdumduymaz bir baba. Önce rahatsız sanıyorsunuz ama romanda sona doğru gelindikçe şizofren bir baba olduğunu anlıyorsunuz. Bu sürece kadar ki romanın içeriğinde; zamparalık, şairlik, aşk, siyaset konuları işlenmiş. Ruhunu kaybeden Ömer’in iç dünyasındaki savaşı. Hastalığını kendisi çözmek için arayışlara girmekte olan ana karakterin yaptıkları ile oluşmuş bir roman. Spoiler vermemek adına çok derine inmiyorum arkadaşlar ama kanımca güzel bir kitap. Tavsiye ederim..
Siyaset
DilenciNecib Mahfuz · Bordo Siyah Yayınları · 2012501 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Necib MahfuzYazar · 48 kitap
Necib Mahfuz, (Arapça: نجيب محفوظ) 1988 Nobel Edebiyat Öülü sahibi Mısırlı yazardır. Nobel ödülü kazanan ilk müslüman ve tek Arap yazardır. "Ortadoğu'nun Balzac'ı" olarak tanınır. Hayatı Mahfuz, Kahire'nin Cemaliye bölgesinde 6 çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi. Bir tüccarın oğlu olan Mahfuz, adını kendisini doğurtan Profesör Necib Paşa Mahfuz'dan aldı. 70 yıllık kariyeri boyunca 34 roman, 350 küsur kısa hikaye yayımladı. Kitaplarının çoğunda, hayatının tamamını geçirdiği ve Nobel ödülünü almak için bile ayrılmadığı Kahire'nin tarihi mahallelerindeki yaşamı; modern ve geleneksel yaşam arasında denge kurmaya çalışan sıradan insanları anlattı; pek çok kitabı Arap filmlerine konu oldu. Edebiyata olan ilgisi, 1920'lerde Mustafa Lutfi el-Manfuluti'nin makale ve şiirlerini okumasıyla başlanıştı. Abbas Mahmud el-Akkad, Taha Hüseyin, İbrahim el-Mazini, M. Hüseyin Heykel, ilk dönemde kendilerinden en çok etkilendiği yazarlar arasındadır. Yazı hayatına, 1928'de Selame Musa'nın çıkardığı el-Mecelle el-Cedide dergisinde yayımladığı değini yazıları ve öykülerle başladı. Kahire Üniversitesi'nde felsefe öğrenimi gören Mahfuz'un ilk romanı Abes el-Akdar 1939'da yayımlandı. 1957'de yazdığı Kahire Üçlemesi ile Arap edebiyatının tanınmış bir ismi oldu. Bu üçlemede Kahire'de yaşayan bir ailenin üç kuşağının 1. Dünya Savaşı ve 1952'deki Nasır darbesine kadar olan dönemde yaşadıklarını ve Mısır toplumunun değişimini anlattı. Değişik kurumlarda çalışan Mahfuz, en son Kültür Bakanlığında müsteşar olarak görev yaptı. 1971'de söz konusu görevinden emekli olmasından sonra, el-Ahram gazetesinde yazar olarak çalışmıştır. Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat'a İsrail ile yaptığı barış antlaşmasında verdiği açık destekten ötürü birçok Arap ülkesinde kitapları yasaklandı. 1988 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldıktan sonra bu yasaklar kalktı. 1989 yılında Mısırlı köktendinci Ömer Abdülrahman tarafından hakkında ölüm fetvası çıkartılan Mahfuz, 1994 yılında Kahire'deki evinin önünde bıçaklı saldırıya uğradı. Saldırıdan yaralı kurtulan Mahfuz, sağ kolundaki sinirler zedelendiği için yazmakta büyük güçlük çekmeye başladıysa da ilerleyen yaşına rağmen edebiyattan kopmadı ve kısa hikayeler yazmaya devam etti. 2006 Temmuz'unda düşerek kafasından yaralandı. 30 Ağustos 2006 günü Kahire'de 95 yaşında vefat etti. Mahfuz, ülser, böbrek ve kalp rahatsızlıklarından mustaripti. 31 Ağustos 2006 günü Kahire'de devlet töreniyle uğurlandı.