Eşim ve ben bu çocuğun yasal vasileri olmak niyetindeyiz. Oğlumuz ve kızımız da onun kardeşleri olacaklar. Ne uluslararası politika ne çocuk kaçırma gibi diplomatik suçlamalar ne de bürokratik zorluklar yolumuzda bir engel teşkil edecek. Bu pis hastalıklı çocuğa kilisemizin bağrında bir yer açalım bu sıska, cahil çocuk bugünden itibaren bizimdir.
Resmi kayıtlara geçsin, burada mülkiyetin anlamının giderek genişlemesine tanıklık etmekteyiz. Casus halim ilk olarak yerel bir dinin sponsorluğunda değişim programı öğrencisi rolündeydim. Yaşayan kadavra Doris Lilly'nin organize ettiği bir hayır programı çerçevesinde. Evdeki misafir çocuktum. Derken evlat edinildim. Amerikan kapitalizminin mülkiyete dair giderek tırmanan dili.
Kısa süre önce genç bir adam geldi bize, ilkel yurdunda ateş yakmada kullanılan gübreler gibi pis kokan, hırpani görünüşlü biri. Bu çocuk, bir yetim olarak, fi tarihinden kalma başarısız sosyal deneylerle, yoldan çıkmış politikalara saplanıp kalmış sönük, geri kalmış bir kültürün ürünü olarak geldi bize. Bu kavruk çocuk, cildi uyuzdan kabuk bağlamış, raşitizm yüzünden kamburu çıkmış, kötü beslenme sebebiyle karnı davul gibi şişmiş bu cansız, seyrek saçlı çocuk bize geldiğinde cahil kalmış ve kafası karışmış bir haldeydi... Yo, hayır, sözümü bitirmeme izin verin; bu çocuk kurtarıcımız efendimiz Nasıralı İsa Mesih değildi...
Bu ajanı karanlık giriş kapısında bir başına bırakıp gidiyor, soğuk rüzgarların görünmez ırmağı ve cırcır böceklerinin çiftleşme çağrılarıyla çevrili bir halde. Bugünün gecesi. Casus halim, kaybolup giden sevginin o hemen kaybolmayan tadını yeniden hissedebilmek için diliyle dudaklarını yalıyor.
Casus halim içinden, aydın peygamber, görkemli şehit Richard Nixon'dan alıntı yaparak, "Söz konusu olan haber ise basında kimse dost değildir, herkes düşmandır" diyor.