Şimdilik kaosu öngörelim. Şimdiden çoğu insan buna razı. Ona teslim olma düşüncesiyle Tarih'ten medet uman, gelecek adına erkten vazgeçen bu insanlar, kendilerine karşı umudu kesmemek ihtiyacıyla, onarılacaklarını, küçük adımlarla ilerleyeceklerini, "kurtarılacaklarını"... düşlerler. Benzer bir duygu antikçağ insanlarını Hristiyanlığın vaadi diyebileceğimiz intihara sürüklemişti.
Gün, gecenin verdiği armağanları alır bizden! Gecenin varoluşundan gündüzün varoluşuna çatışmasız geçme ayrıcalığına ancak deli sahiptir: Onun düşleriyle uykusuzlukları arasında hiçbir ayrım yoktur.
Sevgili oğlum, sen gerçekten ahlak dersi vermeye başlıyorsun. Yakında din değiştirenler, din önderleri gibi konuşmaya başlayacak, kendinin bıktığı bütün günahlara karşı insanları uyaracaksın. Bunu yapamayacak kadar sevimlisin. Hem yararı da yok. Senle ben neysek oyuz. Ne olacaksak öyle olacağız. Bir kitaptan zehirlenmeye gelince, öyle bir şey yoktur. Sanatın eylemler üzerinde etkisi bulunmaz. Eylem yapma arzusunu yok eder. Son derece kısırdır. Dünyanın ahlaksız dediği kitaplar dünyaya kendi utancını gösteren kitaplardır. Hepsi bu.