Meseleyi, geleneksel bir ritüele başvurarak çözmeye karar veriyorlar. Tavana fırlatılan metal para havada takla atıyor, gelen yüz-yazı ya da tura- sonucu beliriyor. Kapitalist bir ülkede, her şeye para karar veriyor.
Resmi kayıtlara geçsin, burada, mülkiyetin anlamının giderek genişlemesine tanıklık etmekteyiz. Casus halim ilk olarak yerel bir dinin sponsorluğunda değişim programı öğrencisi rolündeydim. Yaşayan kadavra Doris Lilly'nin organize ettiği bir hayır programı çerçevesinde. Evdeki misafir çocuktum. Derken, evlat edinildim. Amerikan kapitalizminin mülkiyete dair giderek tırmanan dili.
Eğitmen, devletin destansı kahramanlara ihtiyacı yok, diyor. Spot ışıkları ve alkışların olduğu kişisel bir şöhret elde etmeye yeltenmeyin, diyor. Devletin ideali vasat olmaktır, diye öğütlüyor. İlgi peşinde koşan bir gösteriş budalası değil. Soytarı değil. Ortalama olmak için çabalayın. Tırmanışa geçen egoyu bastırın. Sıradan olun. Görünmez.
Rastgele bir erkek öğrenci, bir dişiye yanaşıp karşılıklı sallanmayı talep ediyor, böylece üremeye uygun bir partner olduğunu göstermiş olacak, hızlı hızlı sallanarak sakatlığı olmadığını kanıtlamak istiyor. Döllerini aktarmasına engel genetik bir kusuru yok. Gebelik süresince döllenmiş dişinin ihtiyaçlarını karşılamaya uygun, gücü kuvveti yerinde. Doğacak yavru olgunlaşana dek ihtiyaçlarını karşılayacak. Dişilerse, döllenmeye elverişli olduklarını göstermek için saç ve ciltlerini sergiliyorlar, yüzlerini en simetrik görünecek biçimde boyuyorlar. Sıkça ve canlı doğum yapma olasılıkları yüksek.