"Seninle aynı fikirdeyim," dedi Düşes, "ve buradan çıkaracağımız ders: Göründüğün gibi ol- ya da daha basit bir şekilde söylemek gerekirse: Kendini başkalarına göründüğünden ya da görünebileceğinden farklı biri olarak görme ki, başkaları da seni başkalarının gözünde başka biri olmaya çalışan başka biri olarak görmesin."
Celladın fikri şöyleydi: Gövdesi olmayan bir kafa kesilemezdi, zaten daha önce böyle bir şey yapmak zorunda kalmamıştı ve bu yaştan sonra da yapmaya niyeti yoktu.
Kral'ın fikri de şöyleydi: Kafası olan her şeyin kafası kesilebilirdi ve bu konu hakkında daha fazla saçmalamanın anlamı yoktu.
Kraliçe'nin fikri ise şöyleydi: Eğer bir dakika içinde bir sonuca varılmazsa, oradaki herkesin kafası kesilecekti.
Mart Tavşanı Alice'e dönerek, "biraz daha çay almaz mıydın?" dedi ısrarla.
"Henüz bir şey almadım ki," dedi Alice gücenmiş bir ses tonuyla, "bu yüzden fazladan almam olanaksız."
"Daha az alamayacağını mı söylemek istiyorsun? diye sordu Şapkacı; "daha fazla almak, hiç almamaktan çok daha kolaydır."
"Size fikrinizi soran olmadı," dedi Alice.
"Şimdi kim kişisel düşüncelerini öne sürdü ki?" diye sordu Şapkacı, zafer kazanmış gibi.