İlk Kandırılma: Cennette Algı Yönetimi
Hz. Adem yaratılıp cennete konulduktan sonra Allah tarafından kendisine üç şey söylenmişti (Bakara Suresi: 30-39, Araf Suresi: 11-27):
1. Burada eşinle birlikte istediğiniz gibi yiyin-için, yaşayın
2. Sadece şu ağaca yaklaşmayın
3. Şeytan sizin apaçık düşmanınızdır.
Bir tarafta insanoğluna düşman olan Şeytan, diğer tarafta Hz. Adem ve eşi. Şeytan Hz. Ademi kandırmak istiyor. Yapabileceği tek bir şey var, yasak meyveyi Hz. Adem'ın yemesini sağlayabilmek. Ama işi çok zor. Çünkü Ademe yapmaması gereken şey açık bir şekilde söylenmiş. Üstelik, düşmanı hakkında da açık bir şekilde uyarılmış ve Hz. Adem yaşamını rahatça sürdürebilme imkanıyla donatılmış bir mekana; Cennete konulmuş.
Şeytan'ın iddiası büyük: Ademi kandıracağım, ayağını kaydıracağım. Hz. Adem ise, kanmamakla görevli.
Bu noktada Hz. Adem ve Şeytan'ın koşulları karşılaştırıldığında Şeytan'ın objektif şartlarının çok daha zor olduğunu anlıyoruz. Şeytan'ın Ademi kandırmasını neredeyse imkansıza yakın bir zorluğa taşıyan koşullar şunlardır:
1. Mekån cennettir. Kandırma eylemi cennette gerçekleşecektir. Yani, Şeytan'ın Hz. Ademi kandırabilmek için kullanabileceği zorluk, yokluk, yoksulluk, imkânsızlık vb. şeyler yoktur. Şu örnek Şeytan'ın içinde bulunduğu zorluğu anlamamızı kolaylaştırır. Eğer bu kandırma eylemi bir çölde gerçekleşecek olsaydı, kandırılan ki şinin susuzluğu ve suya olan ihtiyacı kandıranın elini güçlendiren, kandırmak için güçlü bir gerekçe olabilirdi. Şeytan elinde bir bardak suyla gittiğinde "su" önemli bir kışkırtıcı/ayartıcı işlevi görebilirdi. Ama anladığımız kadarıyla, Hz. Adem cennette bütün temel ih tiyaçlarının karşılandığı bir ortamda yaşıyordu. Bu Şeytan'ın işini önemli ölçüde zorlaştırıyordu. Tabir-i caizse, Şeytan deplasmanda mucadele