Orhan Kulçabay

Orhan Kulçabay

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 22:39
·
2026 4. kitabı
Agatha Christie
7.6/10 · 11,5bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.

Orhan Kulçabay

, bir kitap okudu
Puan vermedi·320 syf.·
21 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 00:04
·
2026 3. kitabı
Mücahit Gültekin
8.6/10 · 2.015 okunma
Düşüncelerini karşıt düşüncelerle test etmemiş bir kişi, günün birin de tek bir soruyla sarsılabilmektedir. Karşısındaki kişiye cevap veremeyen kişiler kurtuluşu, "Abilerimiz öyle diyorsa vardır bir bildikleri...", "hikmetinden sual olmaz!" gibi sözlere sığınmakta bulmaktadır.
Algı yönetmenleri ve manipülatörler hepimizin, suratında embesil bir sırıtma ile yaşamamızı istiyor. "Pozitif ol!" "Sadece yaşa", "Keyfine bak" gibi mottolarla mankurtlaşan zihinler dostunu düşmanını ayırt edemez hale geliyor. Bazen öğrencilerime "Arkadaşlar her gün 24 bin çocuk açlıktan ölüyor. Son elli yılda savaşlarda 48 milyon kişi öldü. Uyuşturucu tacirleri her gün bir çocuğumuzu aramızdan alıyor gibi bazı gercekleri hatırlattığımda, genelde: "Hocam içimizi kararttınız" gibi bir tepkiyle karşılaşıyorum. Bu tepkinin geldiği zihnin algı yönetmenleri tarafından uzun yıllar boyunca şekillendirildiğinin farkında olmalıyız. İlkin, öğrencilerim, (farkında olmayarak) bu tabloyu var edenleri değil, bu tabloyu hatırlatan(lar)ı suçluyor: İçimizi siz kararttınız! İkincisi, bu tepki, "Biz ne güzel yaşayıp gidiyorduk (dalıp gitmiştik) niçin bunları söyleyip bizi rahatsız ediyorsunuz?" serzenişini içinde taşıyor. Algı yönetmenleri ve manipülatörler, kitleler, var ettikleri dünyanın gerçeklerini hatırladıklarında onlara nasıl davranacaklarını da öğretiyorlar. Örneğin şu yargıyla sık karşılaşıyorum: "Herkes yaptığının karşılığını alıyor" Bu yargı bir noktaya kadar doğru. Aslında herkes içlerinde bir yerlerde, bu gerçekleri değiştirmek için yapabileceği bir şeyler olduğunu biliyor. Ama sözünü ettiğim yargı onları rahatlatıyor Niçin bunlar oluyor? Çünkü bu onların suçu! Aslında faili kurtaran bu açıklama biçiminin nasıl olup da içimize gelip yerleştiğini iyi analiz etmeliyiz
İnsan öleceğini bilerek yaşayan tek canlıdır. Ama bu bilgiyi farkındalık alanından uzaklaştırmak için çaba gösterir. Ayrıca insan sorumluluk hisseden bir varlıktır. Ama sorumluluklarımızın pek çoğu can sıkıcı gerçeklerle bizi karşı karşıya getirir. Koskoca bir eğlence endüstrisi dünyanın bu "sıkıcı" gerçeklerinden kaçınmak için unutmayı seçenlere sayısız alternatif sunuyor. Okey masasında, televizyon ekranında, klavye başında, oyun konsolunda, rakı masasında, kapalı tribünde, konser sahnesinde, sinema perdesinde unutulan bu "sıkıcı" gerçekler günün birinde bu kişilerin yakasına yapışıyor. Bu gerçeklere karşı hiç bir hazırlığı olmayan kitleler unuttukları düşmanın kolay lokması oluveriyor.