Bizde asalet Avrupa'daki gibi sınıf ayrımına dayanmaz. Aristokrasi, Burjuvazi, Feodal Beyler falan yoktur. Bizde asalet ahlâk ile belirlenir; parayla, mevki ve makamla, madalya ile değil.
Adam zengindir lakin makbul sayılmaz; bilinir ki bu zenginliğe haram bulaşmıştır. Adam mevki-makam sahibidir, yine makbul sayılmaz, bilinir ki bu mevki ve makam iltimasla kazanılmıştır. Mevki ve makamı, şöhreti, hatta parayı helal yoldan, ehliyet-liyakat ve alın teri ile kazanmış olmak lazımdır. İşte o zaman makbul sayılır.
Gerçek şu: Çirkin bir zabıt kâtibi Sabahat. Bunak bir an-nesi var. Fukaralık her yanından akıyor. Ağzı da koku-yormuş diyorlar.
Gün perdelerini indiriyor. Kamıştan, kuştan, Haşim'in şiirlerinden ne varsa toplanıp fıskiyeli havuza doluyor.
İncelip ipe dönmüş su sesini fısıltıya döndürüyor. Saba-hat'a ne oldu?
Evde kaldı. Ev ne oldu? Suya düştü.