İnsanlar, bağışlandıklarında arsızlaşan, bu yüzden onlara yumuşak ve sevecen davranılamayan çocuklara benzerler. Bir dostun ödünç istediği şeyi ona vermekle, onu çok kolayca yitirebiliriz; bunun gibi, bir dosta karşı gururlu ve onu biraz ihmal edici bir biçimde davranarak onu yitirmeyiz ama ona karşı çok fazla dostça ve kibarca davranırsak, onu yitiririz, çünkü bu davranışımız onu küstah ve katlanılmaz kılacaktır, bu da bir kopmaya yol açacaktır.
Salaklara ve delilere karşı, aklını kullanmaktan başka bir yolun olmadığı, bunun da onlarla konuşmamak olduğu da görülecektir. İşte o zaman, kimi insanlar toplumun içinde, bir baloya gelip de sırf kötürümlerle karşılaşan bir dansçının durumuna düşeceklerdir: Kiminle dans edebilirler ki?