Hayatlarını "efso, duyar sal beni, ağla" gibi hamurdan kalıplarla idame ettiren, başka da bir sikimi diyemeyen işlevsiz bir geri zekâlı sürüsü yetişmişti.
Her fırsatta alaycılık, iğneleme, aşağılamada bulunarak kaliteli bir aykırılığa sahip olduklarını hissediyorlardı. Örneğin, feminizm, ideolojisinden koparılmış, kafalarında yarattıkları o sevimsiz "erkek düşmanı", bira içmeyi bir bok sanan renkli saçlı kız karikatürüne indirgenmişti. Olması gerektiği zamanlarda bir düşüncelilik gösterildiği zaman da buna "duyar kasıyor" diye saldırılmaya başlanmıştı.