Anlattım ya, onların toplantılarına gitmeye başlamıştım. Sonra oturup düşündüm, biz kadınız, çeyiz yüzünden öldürülüyoruz, ailelerimiz de çıkıp kızımızı kaybettik diye ağlıyor, sonrasında bizi unutuyorlar. Unutuluyoruz. Neticede hepimiz öleceğiz ama neden bu kısacık vakitte değerli bir şey yapmayalım ki? İnsanlar da bizi hatırlasın. Eğer yarın ölürsem, babam benim arkamdan ağlamayacak, hatta kızımızı kaybettik bile demeyecek, o insanlar için savaştı diyecek. İnsanlar için canını tehlikeye attı diyecek, hakkı için savaşırken öldü diyecek, kendi insanlarının hakları için öldü diyecek ve beni unutmayacaklar.
Çoğu gece konuşmalar düzenlenirdi, kime ve neye karşı savaştıkları hatırlatılır, onları canlı ve öfkeli tutmak için vaazlar verilirdi. Liderlerini dinlerken kanları daha hızlı ve sıcak akardı.
Toplum görevlilerinden ikisi tekrar sahneye çıktı, bir kadın ve bir adam izleyiciye dönüp bu utancı ve adiliği görmeye ne kadar katlanabildiklerini sordu. Onlar da birer insan değil miydi? Yoksa zengin insanlarınkinin yanında hayatları bir hiç miydi?
Yemeğimizi yemek için verandada oturduk. Duvarın önüne yere uzun bir örtü serildi, böylece soğuk zeminde oturmak zorunda kalmayacaktık. Acaba kış günlerinde o çıplak ve basık odalarda mı yemek yiyorlar diye düşündüm, bu gece dışarıda hazırladıkları yemek benim için özel mi düşünülmüştü? Örneğin, normal tabaktan yemek yerine muz ağacı yaprağının üzerinde yiyorduk, eksikliklerinin benim rahatımı kaçırmaması için özel çaba sarf ediyorlardı. Önce beni ve çocukları beslediler. Tüm büyüklerin beraber yemek yemesi gerektiğine dair ısrarcı isteğimi dinlemediler, bu da sadece üç erkeğin yemesi anlamına geliyordu çünkü kadınlar erkekler yemeğini bitirdikten sonra yiyordu, bu sarsılmaz bir kuraldı. Bunu da aşırı misafirperverliğin bir parçası olarak algıladım, onların daha sıradan yemekler yiyeceğini (hatta belki çok daha az yiyeceğini) fark etmemem için kullandıkları bir dikkat dağıtma taktiğiydi, misafire her zaman güçleri yettiğince en iyi yemek ikram edilirdi. Yemek bir türlü boğazımdan geçmedi.
Zaman / bekleyenler için gelmez / korkanlar için hızla akar / yas tutanlar için / geçmek bilmez / mutlular için çok kısadır / ama âşık olanlar için / zaman sonsuzdur!