Alpay Şirin

Hükümdar bir anlık öfkeyle ordusunu savaşa yollamamalı, komutan da [öfke anının] sıcaklığıyla savaşa girmemelidir; avantaj sağlanacaksa harekete geçmeli, avantaj yoksa durmalıdır. Bir anlık öfke zamanla yerini mutluluğa bırakır, öfkenin sıcaklığı ise zamanla geçer; ancak bir ülke yok olursa geri dönüşü yoktur ve [savaşta] ölenleri de kimse geri getiremez.
Sayfa 40 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sun Zi der ki: Savaş bir ülkenin baş sorunu, ölüm kalım yeri, var olma ya da yok olma yoludur; muhasebesiz olmaz. Bu nedenle beş noktayı hesaba katıp, ona göre durum değerlendirmesi yapmak gerekir: Bir "Yol", iki "Gök", üç "Yer", dört "Komutan", beş "Kural". "Yol" denen şey, halkı yöneticisi ile aynı düşünceyi paylaştırır. Ancak bu takdirde birlikte ölebilirler, birlikte yaşayabilirler ve halk kendini feda etmekten korkmaz. "Gök" denen şey, karanlık-aydınlık, soğuk-sıcak, zaman-mevsimdir. "Yer" denen şey, uzaklık-yakınlık, tehlikelilik-güvenlilik, genişlik-darlık, kurtuluşsuzluk-kurtuluşluluktur. "Komutan" denen şey, erdemlilik, güvenilirlik, insancıllık, cesaret, ciddiyettir. "Kural" denen şey, askerî birliklerin örgütlenme biçimi, subayların rütbelendirilmesi, ikmal yolları ve askerî harcamalardır.
Sayfa 1 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Strateji

Alpay Şirin

, bir kitap okudu
6/10
·64 syf.·
3 günde okudu
·
2023 30. kitabı
Lou Andreas-Salomé
7.7/10 · 12bin okunma
İnsanlar büyüğe karşı, korkunca, güzele karşı gözlerini yumabiliyor, ezgilere ya da gönül çelici sözlere kulaklarını tıkayabiliyorlardı. Ama kokudan kaçamıyorlardı. Çünkü koku, soluğun kardeşiydi. Onunla birlikte insanların içine giriyordu, yaşamak istiyorlarsa karşı duramıyorlardı. Hem de tam orta yerlerine giriyordu koku, doğrudan kalplerine ve orada akla karayı ayırır gibi ayırıyordu ilgiyle aşağılamayı, iğrentiyle zevki, aşkla nefreti. Kokulara egemen olan, insanın kalbine egemen olurdu.
Sayfa 165 - Can Sanat Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
İnzivayı seçen insanlar vardır, bilinir: bir günahın kefaretini ödemek isteyenler, başarısızlığa uğramışlar, azizler ya da peygamberler. Böyleleri çöllere çekilip çekirge ve yaban balı yiyerek yaşamayı yeğler. Kimisi de kenarda köşede kalmış adalarda, mağaralarda, dehlizlerde ya da -biraz daha gösterişlisi- sırıklar üzerinde kurulmuş, göklere uzanan kafeslerde yaşarlar. Amaçları Tanrı'ya daha yakın olmaktır. Kendilerini yalnızlıkla cezalandırıp günahlarının ceremesini çekerler. Böyle davranırken Tanrı'nın hoşnut olacağı bir yaşam sürdükleri inancı içindedirler. Ya da aylarca, kendilerine yalnızlıkları içinde bir Tanrı haberi ulaşmasını bekler, gelince bir acele insanlar arasında yaymaya yeltenirler.
Sayfa 132 - Can Sanat Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat