"Bunlar senin muhteşem eserlerin, yarattıkların, Ey iyilerin Yaradanı,
Yüce Tanrı; senin bu evrensel beden; Sen harikulade, benzersiz bir
Güçsün! Konuşulamayan sen bu göklerin üstündesin, bize görünmez,
Duman içindeymiş gibi görünürsün en küçük işlerinde ama onlar Senin
Çok iyi ve de çok güçlü olduğunu söylerler. Konuşun Işığın oğulları,
Melekler, çünkü siz görüyorsunuz Onu, gecesiz gündüzlerde Cennette
Onun tahtı etrafında şarkılar söyleyerek neşe saçıyorsunuz.
Siz tüm yaratıklar dünyada birleşin ve önce, sonra, her zaman ve
Sonsuza kadar Onu yüceltin. Yıldızların En Parlakları, Gecenin
Sonunda hâlâ orada duranlar, içinizde şafak vaktine kadar kalanlar da
Dâhil olmak üzere, parlak ışıklarınızla sabaha kadar orada olanlar, gün
Doğarken kendi kürenizde ona dualar edin, övgüler yağdırın günün o tatlı
Saatlerinde. Ey sen Güneş, göz ve ruhun bu büyük Dünyasının Güneşi,
Sen de teyit et Onu, senden daha büyük olduğunu söyle ve kabul et;
Sonsuz yörüngende Onu yücelt, sabah doğup yükselirken, öğle vakti
Dorukta ve akşam da batarken. Şimdi doğu Güneşiyle bir araya
Gelen Ay, şimdi sabit yıldızlarla birlikte uçuyor, yörüngelerinde duran;
Ve sizler, şarkılar eşliğinde mistik danslar yapan beş gezegen,
Karanlıktan Işık çağıranların övgülerini, dualarını yankılandırın.
Hava ve unsurları, Doğanın ilk önce doğan ögeleri,
Siz ebedî daire içinde çeşitli şekillerde karışık olarak koşuyor,
Her şeyi besliyorsunuz, durmadan değişmeyi bir ara bırakın
Ve hepimizin büyük, yüce Yaratıcısına dualar, şükürler edin.
Siz, tepelerden, sisli, dumanlı ve gri göllerden yükselen puslar,
Dumanlar, güneş sizi altın ışıklarıyla aydınlatana kadar etrafa
Yayılanlar, Dünyanın büyük Yaratıcısı onuruna kalkın, renksiz
Gökyüzünü bulutlarla donatmak ya da susayan toprağı yağmurla
Islatmak için olsa da kalkın,