Alpay Şirin

+Peki, islam felsefesi gerçekte kadına nasıl bakıyor? -İslamın kadına biçtiği rol, kendisini neslin devamına adamak değildir. İnsan neslinin devamı tehlikede değildir ki... İslam, kadınlara bir giyim biçimini ayakta tutma görevini de vermemiştir. Müslüman genç kızların diğer herkes gibi, bu dünyaya gelmelerinin amacı kendilerini gerçekleştirmek, kimliklerini bulmaktır. Hayaller ve hedefler, sadece erkekler için değildir. Kur'an'ın en çok gündemde tutulan ayetlerinin başında başörtüsüyle ilgili ayetler gelir. Aşağıdaki ayet, Nur Suresi'ndeki başörtü ayetinin hemen önceki ayetidir. Dipdibe olmalarına karşın, 31. Ayet asla 30. ayet kadar "meşhur" olmamıştır. "Mü'min erkeklere söyle: "Gözlerini kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu, onlar için daha temizdir. Gerçekten Allah, yaptıklarından haberdardır." +Irz-namus ve iffet hep kadınlarla ilgili bir konu olmuştur bizim hayatımızda. Irz, dişi bir kavramken sen burada erkeğin ırzından bahsediyorsun. Ve ben bunu ilk kez duyuyorum. -Kur'an'a göre ırz, erkek için de kadın için de geçerli bir kavramdır. Erkeklerin yönettiği İslamî gündemde tartışılan hep kadın ırzının derecesi olmuştur.
Sayfa 181·Kitabı okudu
Bakış Açısı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
+Hâlâ Robert De Niro'ya tapıyorsun değil mi? -Yahu ne tapması, lafın gelişiydi o. Seninle yüz yüze geleceğimi düşünmediğim günlerden kalma. Aşırı seviyorum diyelim. +Böyle bir cümleni duymuştum, belki de yanılıyorumdur. Robert De Niro'nun şirketin güvenlik görevlisini oynadığını düşün. Onun şirketin patronu değil de güvenlikçisini oynaması senin için neyi değiştirir? -Hiçbir şeyi. Onun oynadığı bir filmde, Amerika Başkanı'nı oynayan bir adam bile yardımcı oyuncudur. Robert De Niro, asıl karakterdir. +Tekâmül sürecinde roller geçicidir. Aslolan ruhun statüsüdür. Ruh, oynadığı her rolden bir şeyler öğrenerek yoluna devam eder. Oscar, filmde en yüksek statülü rolü oynayana değil, oynadığı kimlik ne olursa olsun onu en başarılı bir şekilde gerçekleştirene verilir.
Sayfa 166·Kitabı okudu
Bakış Açısı
İnsan aklının çalışma sistematiği, sorgulama üzerine kuruludur. "Benim için doğru olan hangisidir? Yapmam gereken bu mu yoksa şu mudur? Neden şunu yapmak zorunda bırakılıyorum? Bunu yapsam olmaz mı?" ... Akıl böyle çalışır. Kur'an ilmine vakıf olan kişinin akletme kapasitesinde gözle görülür yükselişler olur. Çalışan akıl, her şeyi sorgular. Benim varlığımı bile... Tanrı olarak ben varım ve buradayım. Sorgulanmak beni yok etmez. Bu yüzden Tanrı, insanların aklını hareket ettirmesinden çekinmeyecek kadar yüksek bir özgüven içindedir. Zihnin çarkları harekete geçmiş insan, benim sözümü dinlemiştir. "Bu çarkları şimdilik durdurun ve size denileni yapın. Düşünmeyin sadece yapın" bu sözler aklı yücelten Rabb'a ait olamaz. Kur'an'ın hedefi özgürlüktür küçüğüm. Zincirlerini kırmak ve insanı özgür kılmak.
Sayfa 161·Kitabı okudu
Bakış Açısı
-Ekosistem diyerek benim bam telime basmış oldun. Hayvanlar konusundan bahsediyorum. İnsanların hayvanlara çok kötü davrandığını düşünüyorum. Karıncayı bile incitemeyen biri olarak bundan çok rahatsız oluyorum. -"Bir karıncayı bile incitemem" sözün bir karıncayı incitebilir. Ondan "bile" diye bahsettiğin için. -Peki şu hadis olduğu söylenen söze ne diyorsun? Köpek, giren eve melek girmez mi gerçekten? -Tanrı, hayvanseverdir. İslamın peygamberi de öyle. Muhammed'in bir kediyi uyandırmamak için hırkasından vazgeçmesi, zannedilenden daha büyük bir hayvan sevgisidir. O gün peygamberin feda ettiği, sahip olduğu tek hırkasıdır. Muhammed'in bir gardırobunun olmadığını unutma.
Hayvan Sevgisi
-Benim aklım hala ilmihalde. Sana seslenirken neler söylemeli? -Tanrı senden, kendi cümlelerini duymayı ister. Benim sözlerimi bana tekrar etmenin sana da bana da hiçbir katkısı yoktur. Zikir, aklını kullanarak türettiğin kendi cümlelerindir. -İlmihalde bu konuya da açıklık getirilmiş. Herkes kendi kafasına göre hareket ederse, cemaatte işlerin içinden çıkılmazmış. -Bu Tanrı ile ilgili yanlış bir zandan kaynaklanıyor. Benim çeşitlilikten hoşlanmadığımı varsayıyorlar. Bana söyler misin? Yeryüzünde 100 milyondan fazla, farklı böcek, bitki ve hayvan türünü yaratan, her birini diğerinden farklı kılan, milyarlarca insanı vareden, çeşitliliğe bu kadar önem veren ben, nasıl olup da hepinizin birbirine benzemesiyle mutlu olabilirim? Dünya neden rengârenk zannediyorsun? Tek renklilikten hoşlanıyor olsaydım, bu kadar renge tahammül edebilir miydim? Sizden tek bir ses duymak isteseydim, hepinize farklı bir ses verir miydim?
Sayfa 137·Kitabı okudu
Bakış Açısı