Alpay Şirin

Auri üçleri toplayıp Kabuk'a doğru yola çıktı. Artık çok daha hafif gibiydiler ve bunda şaşılacak şey yoktu. Ne de olsa sırlarını dökmüşlerdi ve Auri tutulan sırların ne kadar ağırlaşabileceğini çok iyi biliyordu.
Sayfa 157 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Hayır. Asıl sorunun ne olduğunu biliyordu. Auri yatağından kalktı ve az sayıdaki kibritlerinden birini çıkardı. Kibrit ilk denemede yanınca genç kız onun kükürtlü tutuşmasının kızıl ışığında bembeyaz gülümsedi. Gaz lambasını yakıp Uğrak'a kadar taşıdı. Tıkıştırdığı şarap rafından battaniyesini vicdan azabıyla çekip çıkardı. Bir özür mırıldanarak onu nazikçe masaya yaydı. Özründe samimiydi. Yaptığının yanlış olduğunun bilincindeydi. Gaddarlık dünyanın dönüşüne asla fayda getirmezdi.
Sayfa 111 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat

Alpay Şirin

, bir kitap okudu
6/10
·650 syf.·
2023 51. kitabı
Burak Özdemir
7.9/10 · 195 okunma
Auri düşünme sandalyesinde oturup pirinç çarka dik dik bakarak epey zaman geçirdi. Parıltısıyla sıcak balı andıran çark o sarı ışıkta pek usluydu. Yine de genç kız ona dik dik bakmaktan vazgeçmedi. Sanki suç ondaymış, her şeyi berbat eden oymuş gibi. Sonunda küskünlüğü geçti. Gerçeği anlayacak kadar sakinleşti. Akıntıya karşı yüzemez veya rüzgârın yönünü değiştiremezdin. Peki ya bir fırtına çıkarsa? Eh, o zaman yelken açmayıp gemiyi hazırlar ve sintine basardın. Auri bu haldeyken her şeyi allak bullak etmekten başka ne yapabilirdi ki? Auri dünyanın gerçek düzenine sırt çevirmişti. Önce kendini toparlardın. Sonra evini. Sonra gökyüzünün sana ait olan köşesini. Ondan sonra... Doğrusu genç kız o zaman ne olacağını bilmiyordu. Fakat ondan sonra dünyanın en iyi imal edilmiş ve yağlanmış bir çarklı saat gibi biraz kendiliğinden işlemeye başlayacağını umuyordu. Olmasını umduğu şey buydu. Çünkü bazı günler kendini bitip tükenmiş hissediyordu. Sırf kendisi olmak, dünyanın doğru düzgün dönmesi için yalnız başına çalışıp didinmek onu çok yormuştu. Yine de ya surat asacak ya da yelken açacaktı.
Sayfa 110 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Auri uzun bir süre öylece kalakaldı. Ağlayabileceğini düşündü ama içini yokladığında hiç gözyaşının kalmadığını keşfetti. Sanki içi kırık cam parçalarıyla ve çapaklarla doluydu. Bitkindi ve her şeyden ümidini kesmişti.
Sayfa 106 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam