Büyük âşıklar her zaman mutsuz olacaktır; çünkü onlar için aşk büyük önem taşır, dolayısıyla da sevgiliden ona gösterdikleri yoğunluktan bir ilgi beklerler; öyle olmazsa, kendilerini aldatılmış hissederler. Bir kadın bir erkeğin kendisini gece-gündüz düşünmesinden hoşlanmaz, çünkü kendisi her an o erkeği düşünmemektedir.
Acının kamçısını suratına yemesini bilmek de bir sanattır, öğrenmen gereken bir sanat. Bırak kendini tüketsin her saldırı; acı daha yoğun, daha güçlü bir şekilde incitebilmek için tek saldırıda bulunur hep. Sen de, acının iğnesi bir noktayı sokmuş gibi zehrini dökerken seni sokabileceği bir başka yerini uzat ki ilk yaranın sancısını duymayasın. Gerçek acı çeşitli düşüncelerden meydana gelir. İnsan aynı anda ancak bir şeyi düşünebileceğine göre, bir düşünceden öbürüne geçmeyi, böylece sırayla her sızlayan yerin acısını dindirmeyi öğren.
Zekâ gösterisiyle bir kadını elde edebileceğini sanmak kadar budalaca bir şey yoktur. Bu konularda zekâ güzellikle yarışamaz; çünkü güzellik cinsel heyecan uyandırmasına karşılık, zekâ böyle bir şey yapmaz. İnsan bu tutumla, ancak zekâsı yetki, zenginlik ve ün elde etmenin bir aracı olarak göründüğü zaman bir kadını elde edebilir; çünkü bu durumda kadın sözü edilen olanaklardan yararlanacağını bilir. Ama zekâ kendi başına, kişisel hiçbir yanı olmayan büyük bir makine gibi, her kadını kayıtsız bırakır. Unutmaman gereken bir gerçek.
Birisi kendi durumunu bizim durumumuzdan sadece bizim durumumuzdan aşağı görürse, duygulanır ve yumuşarız. Bunun yerine, bu insan bir başka insanın durumunu kıskanırsa, o insan bizi ilgilendirmez, hatta incitebilir.