Kendisini bir tutkuya kaptırmış kişi bunun sonucu olarak bütün insanlardan nefret eder, çünkü herkesi tutkusu konusunda onunla yarışan bir insan ya da bir engel olarak görür.
Savaş gerçeği şu basit düşünceyi öne sürer: Bunca arkadaşınız ölürken ölmek üzücü bir şey değildir. Savaş insana bir topluluğun parçası olduğu duygusunu verir. Hoş geldiniz! Buyurun!
Acı, insanın büyülü bir hayal dünyasında yaşamasını sağlar; bu dünyada sıradan, gündelik şeyler bile şaşırtıcı, heyecan verici, her zaman sıkıcı olmayan bir nitelik kazanır.
İnsanın karşıtıyla evlenmeyi yeğ tuttuğu doğruysa (hayatın kuralı), bunun nedeni bizimle aynı eksiklere ve aynı özelliklere sahip bir insana bağlanmaya karşı içgüdüsel bir tiksinti duymamızdır. Bu da herhalde bize yakın birinde gördüğümüz eksiklerin ve özelliklerin, kendi eksik ve özelliklerimiz olduğu zaman, özgünlükleri yüzünden bağışlanabilir gariplikler sayılacağı yolunda beslendiğimiz umudun boşa çıkması yüzündendir.