"Mutluluk, kendin ve başkaları için doğru bildiğin yolda bazen rüzgarı arkana alarak, bazende rüzgara karşı, önüne çıkan engelleri bir bir aşarak ilerlemektir."
Milyonlarca doları, markı bomba yapıp insanları öldürmek icin ayiriyorlar, sonra bunları da yetersiz görüp daha büyüğünü daha gelişmişini nasıl yaparız da daha fazla insanı öldürürüz, diye daha büyük paralar harcıyorlar ve aynı devletler, bu tip hastalıkların insanları göz göre göre yok edip öldürmesi karşısında çaresizlikten yakınabiliyorlar.
Filistinli Çocuğun Mektubu
Bağışlayın beni!
Kenarlarında renkli çiçekler olan mektup kağıtların yazmak isterdim.
Kelebek kanatları boyamayı, kuşların ötüşünü dinlemeyi,
hatta uçurtma uçurmayı ben de öğrenebilirdim.
Mektubumun kenarlarına renkli çiçekler çizemedim.
Kelebek kanatlarını boyamayı, kuşların ötüşünü dinlemeyi,
uçurtma uçurmayı beceremedim.
Bağışlayın beni!
Resim çizmeyi, çiçek boyamayı, kelebek kanatlarını
okşamayı sevmediğimden değil.
Ben, top ateşleri, bomba gürültüleri arasında doğdum.
Yaşım 13.
Ninniler yerine, makinelilerin takırtılarıyla büyüdüm.
Renklerden ilk önce kan kırmızısını tanıdım.
Çiçeklerden önce ölülerin arasında dolandım.
Kelebeklerle hiç saklambaç oynayamadım.
Üç yaşımdayken en büyük abimi, sekizimdeyken ortancayı kaybettim.
Babamı ellerini bağlayarak götürdüklerinde dokuzundaydım.
Gömdüğümüzde onumda.
Ablam 15'inde terk etti evi.
15 inde kızlar okula gider. 17'sinde dantel örer. Çeyiz sandığı düzer.
Bizim burada 15'inde kızlar savaşa gider.
Seçme hakki tanımaz İsrail zorbası.
Ya evinde oturup ölümü bekleyeceksin. Ha bugün, ha