Ah, tükenip giden
Gençliğin sevinç dolu günleri, şimdi neredeler?
Dilediğimizce eğlendiğimiz
O altın günler, o parlak günler,
Artık geri dönmez,
Sadece o gölgeleri arayıp, hüzünle doluyorum.
Ah, geçip giden dünyanın hâli,
Ah, geçip giden dünyanın hâli.
Toza bulanmış gençlerin,
Şapkaları eskimiş, giysileri yırtılmış,
Uzun kılıçları paslanmış,
O ışıl ışıl parıltı, şimdi nerede?
Şenliklerin şarkıları da kaybolup gitmiş,
Kılıçların ve mahmuzların sesi bile duyulmaz olmuş.
Ah, geçip giden dünyanın hâli,
Ah, geçip giden dünyanın hâli.
Ama dürüst gençlerin
Kalpleri sonsuza dek soğumaz,
Çalışma günlerinde de, neşeli buluşmalarda da
Parıldar.
Eski kabuğum yok olsa da,
Özü kalır göğsümde.