Sihri tutarlı bir biçimde kullanmadım; Elf kraliçesi Galadriel hikâyede, bu sözcüğü, Düşman'ın da Elflerin de hem araçları hem de harekatı hakkında kullanan kafası karışık Hobbit'lere serzenişte bulunmakta haklı.Bu benim için geçerli değil, çünkü ikincisinin karşılığı olan bir sözcük yok (çünkü insana dair tüm hikâyelerin soranu bu kafa karışıklığı). Fakat Elfler burada (benim öykülerimde) farkı ortaya koyuyorlar.
Onların "sihri" insanın sınırlılıklarından kurtardıkları Sanatı çok daha az çabayla, daha hızlı, daha karmaşık (ürünle görüntüsünün kusursuz bütünlüğü). Ve bu edinmlerinin nesnesi Güç değil Sanat, Yaratının tahakküm altına alınması değil, alt yaratıcıdır.
"Elfler", en azından dünya sürdüğü müddetçe "ölümsüz" dürler: Bu yüzdendir ki, ölümden çok, zamana ve değişime rağmen taşıdıkları ölümsüzlüğün kederleriyle boğuşur dururlar.
Birbiri ardına gelen "Düşmanlar" daima, "doğal olarak keskin bir Tahakkümle ve bu yüzden sihrin ve makinelerin Efendisi ile ilişkilendirilir, ama esas sorun şudur:
Aslında apaçık iyiliğe sahip bir kökten, dünya ve ötekilerin menfaati için duyulan arzudan türeyen bu ürkütücü kötülük, hızla ve iyiliği yapanın tasarılarına bağlı olarak sık sık tekrar eden bir motiftir.