Melike

Melike
@Overrthinker
Bazen yaşamaktan çok kitap karakteri olmak isterim. Hiç nefes almamış ama çok nefes aldırmış.
Eärendil, Silmarillion'un öyküsünü sonuna erdiren ve soyunu sonraki Çağlara bağlayan kişi olarak önemlidir. Onun görevi her iki soyun, hem İnsanların hem de insanların temsilcisi olarak Tanrıların Diyarına giden denizyolunu bulmak ve elçi sıfatıyla tanrılardan Sürgünleri düşünmelerini, onlara acıyıp Düşman'dan kurtarmalarını dilemektir. Karısı Elwing. Lúthien'in soyundan gelir ve Silmarillerden birine sahiptir. Ama lanet etkisini yitirmemiştir ve Earendil'in evi Feanor'un oğulları tarafından yakılıp yıkılır. Ama çözümü getiren de bu olur: Silmaril'i kurtarmak için kendisini denize atan Elwing. Eärendil'in yanına ulaşır ve müthiş Cevherin gücüyle sonunda Valinor'a ulaşıp görevlerini yerine getirirler, karşılığında, Elfler ve İnsanlarla yaşamak üzere asla geri dönmeme bedelini de öderler.
Tolkien'in Milton Waldman'a Yazdığı Bir Mektuptan, 1951·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Silmarillion'un merkezindeki ve en ayrıntılı biçimde konu edilen hikaye, Beren ile Elf bakiresi Lúthien in Hikayesidir. Burada, "dünyanın çarkları'nın genellikle ne Efendiler, ne hükümdarlar ve hatta ne de tanrılar tarafından döndürüldüğüne, dünyada olup bitenlere adı duyulmadık sıradan kişiler arasından çıkan kahramanların yön verdiğine dair ilk motifle karşılaşıyoruz (bu motif Hobbitlerin öyküsünde çok güçleniyor.
Tolkien'in Milton Waldman'a Yazdığı Bir Mektuptan, 1951·Kitabı okuyor
Sihri tutarlı bir biçimde kullanmadım; Elf kraliçesi Galadriel hikâyede, bu sözcüğü, Düşman'ın da Elflerin de hem araçları hem de harekatı hakkında kullanan kafası karışık Hobbit'lere serzenişte bulunmakta haklı.Bu benim için geçerli değil, çünkü ikincisinin karşılığı olan bir sözcük yok (çünkü insana dair tüm hikâyelerin soranu bu kafa karışıklığı). Fakat Elfler burada (benim öykülerimde) farkı ortaya koyuyorlar. Onların "sihri" insanın sınırlılıklarından kurtardıkları Sanatı çok daha az çabayla, daha hızlı, daha karmaşık (ürünle görüntüsünün kusursuz bütünlüğü). Ve bu edinmlerinin nesnesi Güç değil Sanat, Yaratının tahakküm altına alınması değil, alt yaratıcıdır. "Elfler", en azından dünya sürdüğü müddetçe "ölümsüz" dürler: Bu yüzdendir ki, ölümden çok, zamana ve değişime rağmen taşıdıkları ölümsüzlüğün kederleriyle boğuşur dururlar. Birbiri ardına gelen "Düşmanlar" daima, "doğal olarak keskin bir Tahakkümle ve bu yüzden sihrin ve makinelerin Efendisi ile ilişkilendirilir, ama esas sorun şudur: Aslında apaçık iyiliğe sahip bir kökten, dünya ve ötekilerin menfaati için duyulan arzudan türeyen bu ürkütücü kötülük, hızla ve iyiliği yapanın tasarılarına bağlı olarak sık sık tekrar eden bir motiftir.
Tolkien'in Milton Waldman'a Yazdığı Bir Mektuptan, 1951·Kitabı okuyor
Mit ve masal, tüm diğer sanatlar gibi, çözümleri noktasında ahlaki ve dinsel gerçekleri (ya da hataları) içermeli ve yansıtmalıdır, ama "gerçek dünyada karşımıza çıkan bilindik anlamıyla ve açık bir şekilde değil.
Tolkien'in Milton Waldman'a Yazdığı Bir Mektuptan, 1951·Kitabı okuyor
Hayali dünyamdan yola çıkarak yazdıklarım hakkında kısa bir özet istemişsin. Uzun uzun anlatmadan bir fikir verebilmem zor: Birkaç kelime etmeye çalışmak, bir coşku selinin önündeki engeli kaldırır, bencil sanatçı eserinin nasıl geliştiğini, neye benzediğini ve (ona göre) ne anlatmak istediğini veya tüm bunlarla ne anlatmaya çalıştığını gösterme arzusuna kapılır. Ben de buna benzer bir iş açacağım başına.
Tolkien'in Milton Waldman'a Yazdığı Bir Mektuptan, 1951·Kitabı okuyor