"Bütün büyük şehirler gibi bu şehir de düzensizlikten, değişimden, orantısızlıktan, bir şeylere ayak uydurma yoksunluğu ile eşyanın ve meselelerin çatışmasından, aralarındaki sessizliğin dipsiz noktalarından, açık veya kapalı yollar ile büyük bir ritmin vurulmasından ve dahi bütün ritimlerin sonu gelmez yer değişimleri ve uyumsuzluklarından ibaretti ve bütününe bakıldığında; binalar, kanunlar, yönetmelikler ve tarihten süregelen göreneklerin sağlam malzemesinden yontulmuş bir kapta kaynayıp duran bir hava kabarcığıydı sanki."
"İnsanlar gibi şehirler de yürüyüşlerinden tanınabilir. Aynı insan, gözlerini açtığında aynı şeyi sokaklardaki hareketin kendine has salınımından da fark ederdi, üstelik herhangi bir belirleyici detayın ortaya koyacağından çok daha hızlı yapardı bunu. Elbette insan bunu yapabileceğini sadece vehmetse bile, ziyanı yoktur. İnsanın nerede bulunduğu sorusunun abartılması, beslenebileceği alanları aklında tutmak mecburiyetinde olduğu göçebelik zamanlarından kalma bir alışkanlıktandır. Birisi kırmızı bir burun görünce, üstünkörü, burnun kırmızı olmasıyla neden yetinir ve dalga boyuyla mikromilimetrik olarak tamı tamına söylenebilmesine rağmen bunun kırmızının tam olarak hangi tonu olduğunu neden hiç sormaz, bunları öğrenmek aslında önemli olabilirdi; halbuki insan, içinde yaşadığı şehir gibi çok daha karmaşık bir mesele söz konusuyken, bunun tam olarak hangi şehir olduğunu daima bilmek ister."
"Bu atlılar hakkında ne biliyorsun Aragorn?Burada oturmuş aniden karşımıza çıkacak ecelimizi mi bekliyoruz acaba?"
"Daha önce onların arasında bulundum, Gururlu ve inatçı ama hakikatli, düşüncede ve eylemde cömert insanlardır; cesurdurlar ama zalim değildirler; bilgedirler ama eğitimsizdirler, hiç kitap yazmazlar da, Karanlık Yıllar'dan önce yaşayan insanların çocuklarının yaptığı gibi şarkılar söylerler. Fakat son zamanlarda buralarda neler olup bittiğini bilmiyorum; Rohirrimler'in şu anda hain Saruman ile Sauron'un tehditleri arasında ne durumda olduklarını da bilemiyorum. Uzun zamandır, bir akrabalıkları olmasa da, Gondor halkıyla dost idiler. Uzun zaman önce yaşanmış ve unutulmuş yıllarda, Genç Eorl onları Kuzey'den getirmişti; onlar daha çok, aralarında hâlâ Rohan Süvarileri gibi uzun ve ince adamların görüldüğü Vadili Sagallar'la ve Ormanlı Kocoğlanlar'la akrabadırlar. En azından orklara bayılmazlar."