"Bir sevda yarım kalır mıydı? Gönülden çıkmayan, sönmeyen bir ateş gibi yıllar boyu içten içe yanar mıydı? Evet, hem yanar hem de kalırdı. Ama asla kavuşamadıkça daha da büyürdü, zaman onları yok etmek yerine içten içe büyütürdü. Sevgi bedenleri ayırırsa bile ruhları ayırmazdı."
Mürekkebimden bir damla düştü, mürekkep kan dolu.
Kelimelerim kırmızı.
Cümlelerim vahşetin en karanlık atlası.
Ne elimdeki mürekkepti ne de akan kandı, hepsi geçmişti.
Peki gerçekten geçmiş miydi?
Yoksa bir parçam o mürekkeple birlikte çoktan tükenmiş miydi?