A.'nın nankörlüğü, pasifliği, dargörüşlülüğünden gına geldi kitap boyunca. Yazarın en sevdiği karakterdi galiba, herhalde o dönemlerde örnek kadının böyle olması bekleniyormuş. İyi yürekli askerimize gelince, çok daha güzel hayat hak ettiğini düşünüyorum.
Senelerdir sayfa sayısından dolayı ağır bir kitap olduğunu düşünüp hep uzak kaçtım, ama çok akıcı ve eğlenceli bir dille yazılmış. Tek eksisi bahs ettiğim karakterin fazlalığı oldu. Genel olarak kitaplarda yazarların "iyi huylu,saf, temiz kalpli" diye bize sevdirmeğe çalıştığı ama aslında düşünmekten kaçıp,oturup ağlamağı seçen, gücü yeteni ezmekten de kaçınmayan bu "saflara" gıcık oluyorum. Neyse ki klasiklerden başka bu tip karakterlere rastladığımı hatırlamıyorum. İyi ki bu "masumların" dönemi eserlerde kapanmış.