ÖLÜMLE KALIM ARASINDA
Bir bağrı yanık tekneden Allah'ı gören Nuh,
Dünya gamı tUfan kesilip gelse, baş eğmez.
Destanlara destan katan efsunlu silahlar,
Mazluma nişan aldı mı, bir mısraa değmez.
Gözlerimi kapattım, kulak kesil dim; Sputnik'in, dünyayla tek bağları yerkürenin çekim gücü olan, gökyüzünde dolaşmaya devam eden torunlarını düşün düm. Bu yapayalnız metal kütleler uzayın dipsiz karanlığın da birdenbire karşılaşıyor, birbirlerinin yanından geçip gidi yorlardı, bir daha asla karşılaşmamak üzere ayrılarak. Bir birlerine ne söyleyecekleri bir şey vardı, ne de yerine getir mek üzere verecekleri bir söz.
Neden insanlar bu denli yalnız olmak zorundalar? Neden bu denli yalnız olunmak zorunda? Bu dünyada bu kadar çok insan yaşarken, her birimiz bir başkasından bir şeyler bek lerken, neden bu kadar yalnızız? Ne için? Yoksa gezegenimiz, insanların yalnızlığından beslenerek mi sağlıyor dönüşünü?
Ben yalnızca yazmadan durama dığım için yazıyorum.
Neden yazmadan duramıyorum acaba? Bunun nedeni belli. Bir şey üzerine düşünmek için önce o şeyi yazmam gerekiyor çünkü.