Özge Gürses

Özge Gürses
@OzgeGurses
Bir felaket olmadığı sürece liberal demokrasiler adaletsiz­liğe sürüklenme eğilimi gösterir. Gücün politik açıdan bir yerde toplanmasından korunan vatandaşlar, gücün ekono­mik açıdan bir yerde toplanmasıyla karşı karşıya kalırlar. 1989'dan sonra ivmelenerek gerçekleşen de budur. Demok­rasiye yönelen ciddi bir tehdit olmaması, demokrasinin yeni bir yaldızlı çağa girmesine neden olmuştur.
Sayfa 131·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Amerikan cumhuriyetinin kurucuları, demokratik çoğunluğun gücünü zengin azınlığın parasını almak için kullanacağından endişeliydi. (En büyük korkuları, yoksulların tüm borçların silinmesi yönünde oy kullanmasıydı.) Bu nedenle, çoğunluğun istediğini yapması­nı -hatta ne istediğini bilmesini- zorlaştıracak karmaşık bir politik sistem oluşturdular. Dizginleme politikası, politikacı­ların kendilerine ait olmayan şeylere el uzatmasını engeller. İnsanları politik gücün suistimalinden korur. Politikacılara insanları ekonomik adaletsizlikten koruma gücü vermez.
Sayfa 130·Kitabı okudu
Modern demokrasi kökeninde bir dizginleme politi­kasıdır. En kötü şeylerin olmasını engellemenin iyi bir yo­ludur.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Acemoğlu ve Robinson, politik başarıya ilişkin açık­lamalarında belirleyici hiçbir şeyin olmadığı konusunda ısrarlıdırlar. Amaçları, güçten düşen ulusların bu zor du­rumunun iklim, coğrafya ya da din tarafından belirlenme­diğini göstermektir. Hiçbir ulus başarısızlığa yazgılı değil­dir. Kuzey ve Güney Kore'nin durumuna işaret ederler - bu iki ülke aslında aynı coğrafyaya sahip, aynı insanlardan olu­şan aynı ülkedir. Ama 1953'ten bu yana iki devletin izlediği farklı politik yollar, içlerinden birini dünyanın en zengin, diğerini ise en fakir ulusları arasına koymuştur. Kapsayıcı politikanın yarattığı farkı bundan daha açık gösterecek ör­nek bulmak zordur.
Politika, "kapsayıcı" olduğunda, yani gücü olan insanların diğerle­rinin ne istediğini göz önünde bulundurmak için hala iyi sebepleri olduğunda işler. "Çıkarcı" olduğunda ise, yani gücü olan insanlar bunu, hazır fırsatları varken malı götür­me olanağı olarak gördüğünde politika işlemez. (Politika jargonunda buna "rantçılık" denir, politikanın rant sağlama aracı olarak kullanılması anlamına gelir.) Politika bir tür ya şimdi ya asla oyununa dönüşür.
Sayfa 121·Kitabı okudu