Özge Öztürk

Özge Öztürk
Kitap okumak zekayı kibarlaştırır.
Arada sırada ilk annemin okulda birkaç saniyeliğine sırtımı sıvazlayan elini düşünüyorum. Hala kendime sorarım, onun gibi bir merhamet fukarasının elini neden sırtıma koyduğunu.
Reklam
Ben zannediyordum ki ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile götürmek için yalnızca onun dümenini ele almak kâfidir... Şimdi anlıyorum ki değilmiş... Yollar görünmez kayalarla doluyumuş.. Onlara çarpmamak lazımmış... Daha fenası gizli cereyanlar varmış ki insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını farketmezmiş... Tâ ki kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar...
Sayfa 66·Kitabı okudu
İnsan zayıf bir mahluk Nevzat Bey, korktuğu bir gerçekle yüzleşmek istemiyor.
Sayfa 280·Kitabı okudu
Alıntı
İyileştim mi? Yorgun görünmemek, o ağırlığı atmak, üzüntüden kurtulmak, karanlıktan sıyrılmak iyileştiğim anlamına mı geliyordu?
Sayfa 52·Kitabı okudu
Eğer insan nesli olarak, dünya dediğimiz şu seyyarede hala delirmeden yaşayabiliyorsak bunu gerçeğin tüm hallerini olduğu gibi görüp, kabul etme gücümüze borçluyuz. Yaşam nehri, türlü hallerde akar. Kuru bir pınarın başında durup beklemenin varlığa ihanet olduğunu, kafamızı çevirip bakıversek hemen öteki tarafımızda gürül gürül akan tertemiz, nice kaynaklar bulabileceğimizi bazen unutuyoruz ama unutmamalıyız. Çünkü bu gerçek.